Bilim insanlarına göre Avrupa artık küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla ısınıyor. Kıtanın coğrafi konumu, Arktik bölgeyle bağlantısı ve atmosferdeki değişimler, bu hızlanmanın başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.
Serinlerken Aslında Isınıyor muyuz?
Aşırı sıcaklar karşısında klima ve ısı pompası kullanımı hızla artarken, uzmanlar gözden kaçan başka bir iklim riskine dikkat çekiyor. Soğutma sistemlerinde kullanılan bazı gazlar atmosfere sızdığında, karbondioksitten yüzlerce hatta binlerce kat daha güçlü bir ısınma etkisi yaratabiliyor.
L’Oréal, İklim Krizi Fonu’na 20 Milyon Euro Daha Aktardı
L’Oréal, iklim değişikliğinin etkilerine karşı kırılgan toplulukları desteklemek amacıyla oluşturduğu İklim Krizi Fonu’na 20 milyon Euro’luk ek kaynak ayırdı. Şirket, 2023’ten bu yana 32 ülkede yürütülen 30’dan fazla projeyle sağlık, temiz su, gıda güvenliği ve afet dayanıklılığı alanlarında çalışmalar yürütüyor.
El Niño Kapıda!
BM kuruluşları, beklenen El Niño etkilerine karşı 22 ülkede yaşayan 8,8 milyon kişiyi korumak için 202 milyon dolarlık acil destek çağrısı yaptı. Uzmanlar, kuraklık ve aşırı hava olaylarının milyonlarca insanın gıda güvenliğini tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor.
Dünyadaki Çocukların Yarısı, Birden Fazla İklim Tehdidiyle Karşı Karşıya!
UNICEF’in yayımladığı yeni rapora göre dünya genelinde 1,1 milyar çocuk en az üç iklim tehlikesine aynı anda maruz kalıyor. Aşırı sıcaklar, kuraklık, seller ve fırtınalar çocukların sağlık, eğitim ve güvenliğini giderek daha fazla tehdit ederken, uzmanlar iklim krizinin aynı zamanda bir çocuk hakları krizi olduğuna dikkat çekiyor.
Sıcak Havalarda Kaçacak Yerimiz Var mı?
İklim krizinin etkisiyle kentlerde aşırı sıcak günlerin sayısı artarken, dünyanın farklı şehirleri “iklim sığınakları” oluşturmaya başladı. Kütüphanelerden parklara, kültür merkezlerinden gölgelikli meydanlara uzanan bu ağlar, sıcak hava dalgalarına karşı yeni bir kamusal güvenlik katmanı olarak görülüyor. Peki Türkiye kentleri buna hazır mı?
Kanada’nın İklim Lideri Günleri Geride mi Kaldı?
Başbakan Mark Carney, Trump’ın ticaret savaşının gölgesinde Alberta’nın petrol kumlarını kurtarmaya koştu. İklim taahhütleri rafa kalkarken, Kanada fosil yakıta çift koldan sarılıyor.
Türkiye, Bir Yılda Tüketmesi Gereken Kaynağı 157 Günde Bitirdi!
Global Footprint Network’ün hesaplamalarına göre Türkiye, 2026 yılı için kendisine düşen doğal kaynak bütçesini 6 Haziran’da tüketti. Başka bir ifadeyle, yılın geri kalanında kullandığımız her kaynak gelecekten borç alınmış sayılıyor.
Murat Kurum’dan COP31 İçin Yeni Hedef
COP31 Başkanı Murat Kurum, 2035 yılına kadar küresel enerji talebinin yüzde 35’inin elektrikle karşılanmasını hedefleyen yeni bir girişim önerdi. Amaç, ulaşım, sanayi ve binalarda fosil yakıt kullanımını azaltarak düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmak.
Kelp: İklim Krizine Karşı Sessiz Bir Kalkan
Dünyanın en üretken ekosistemleri arasında gösterilen kelp ormanları; karbon depoluyor, kıyıları fırtınalara karşı koruyor ve binlerce deniz canlısına yaşam alanı sunuyor. Ancak deniz sıcaklıklarının artması bu su altı ormanlarını giderek daha büyük bir risk altına sokuyor.
Bonn’da Eski Tartışma Geri Döndü: İklim için Kim Ödeyecek?
Bonn İklim Değişikliği Konferansı’nda gelişmekte olan ülkeler, iklim finansmanının yetersiz kaldığını ve verilen taahhütlerin sahaya yeterince yansımadığını gündeme taşıdı. COP31’e giden süreçte finansman meselesi yeniden müzakerelerin en kritik başlıklarından biri haline geliyor.
Simon Stiell: “Asıl Zorlu Mücadele Şimdi Başlıyor!”
İklim diplomasisinin mutfağı yeniden Bonn’da kuruldu. COP31 öncesi başlayan görüşmelerde verilen ilk mesaj net: Sorunun büyüklüğü biliniyor, asıl mesele çözüm için gereken adımların ne kadar hızlı atılacağı.
COP31 Öncesi Brüksel’de İklim Köprüsü Kuruldu
Brüksel’de düzenlenen buluşma, COP31 öncesinde iklim politikaları, bilim ve iş dünyasını aynı masada bir araya getirirken; Avrupa ile Türkiye arasındaki sürdürülebilirlik diyaloğuna da yeni bir başlık açtı.
Türk Telekom’dan Teknoloji Destekli Yeşil Dönüşüm Hamlesi
Türk Telekom, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda çevreci iletişim teknolojileri ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yeşil dönüşüm çalışmalarını genişletiyor. Şirket, farklı sektörlere yönelik dijital çözümlerle çevresel etkisini azaltmayı hedefliyor.
Sürdürülebilir Kentin Formülü: 3-30-300
Bir evden en az üç ağaç görünmesi, mahallede yüzde 30 ağaç örtüsü bulunması ve herkesin 300 metre içinde bir yeşil alana ulaşabilmesi… Kent planlamasında giderek daha fazla kabul gören 3-30-300 kuralı, sürdürülebilir ve sağlıklı şehirlerin aslında düşündüğümüz kadar karmaşık olmayabileceğini gösteriyor.















