Paris Mahkemesi, Fransa'nın "kurumsal özen yükümlülüğü" yasası kapsamında TotalEnergies'in iklim risklerine ilişkin planını yetersiz bularak, şirketin müşterilerinin ürünlerini kullanması sonucu ortaya çıkan Scope 3 emisyonlarını da dikkate alması gerektiğine hükmetti. Bu yaklaşım, bugüne kadar birçok şirketin yalnızca kendi operasyonlarından kaynaklanan emisyonları esas alan yaklaşımını sorguluyor.

TotalEnergies neden itiraz ediyor?
Şirket ise iklim değişikliğinin küresel bir sorun olduğunu ve müşterilerin ürünleri nasıl kullandığı üzerinde kontrol sahibi olmadığını savunuyor. Bu nedenle söz konusu yükümlülüğün şirketlere hukuki belirsizlik getireceğini ve özen yükümlülüğü yasasının kapsamını aşacağını ileri sürüyor. Dosya şimdi Paris Temyiz Mahkemesi'nin önüne gidecek.
Karar yalnızca TotalEnergies'i ilgilendirmiyor
Son yıllarda Shell, ExxonMobil ve diğer büyük enerji şirketlerine yönelik iklim davaları giderek arttı. Ancak mahkemelerin verdiği kararlar her ülkede farklılık gösteriyor. TotalEnergies dosyası da şirketlerin yalnızca ürettikleri değil, sattıkları ürünlerin kullanımından doğan emisyonlar açısından da sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkin en kritik davalardan biri olarak görülüyor.
Editörün Görüşü
İklim davalarının yeni sorusu artık "Şirket ne kadar karbon saldı?" değil. Asıl soru, "Şirket sattığı karbonun sorumluluğunu ne kadar taşıyor?" Bu ayrım küçük görünse de enerji sektörünün hukuk zeminini değiştirebilecek kadar büyük. Eğer mahkemeler Scope 3 emisyonlarını kurumsal sorumluluğun parçası olarak görmeye başlarsa, yalnızca petrol şirketlerinin değil; otomotivden havacılığa, çimentodan kimyaya kadar birçok sektörün iklim stratejisini yeniden yazması gerekecek. İklim politikalarının yönünü artık sadece hükümetler değil, mahkeme salonları da belirlemeye başlıyor.
Kaynak: Reuters






