Antarktika’nın batı kıyısında, normalde kış aylarında buzla kaplanması gereken yaklaşık 650 bin kilometrekarelik alan bu yıl neredeyse tamamen buzsuz kaldı. Bilim insanları, ortalamanın 20 derece üzerine çıkan sıcaklıkların ve azalan deniz buzlarının penguenlerden deniz seviyelerine kadar uzanan zincirleme etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.

Dünyanın en soğuk ve en uzak bölgelerinden biri olarak görülen Antarktika, son yıllarda iklim krizinin en çarpıcı işaretlerinden bazılarına sahne oluyor. Bu yıl yaşanan gelişme ise bilim insanlarının dikkatini yeniden kıtanın batısına çevirdi. Araştırmacılar bunun tek seferlik bir anormallik olmayabileceği görüşünde. Son yıllarda Antarktika çevresindeki deniz buzları rekor seviyelerde gerilerken, Bellingshausen Denizi de üst üste birkaç yıldır benzer bir eğilim gösteriyor. Uzmanlar, bazı bölgelerde deniz buzlarının artık geçmişteki ölçekte geri dönmeyebileceği ihtimali üzerinde duruyor.
Deniz buzlarının azalması yalnızca kutup manzarasını değiştirmiyor. Bu buzlar, Antarktika ekosisteminin temel yapı taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Buzların altında gelişen yaşam, krillerden penguenlere, foklardan balinalara kadar uzanan geniş bir besin ağını besliyor. Deniz buzlarının geç oluşması ya da yeterince genişleyememesi, bu zincirin tamamını etkileyebilecek sonuçlar doğurabiliyor. Bilim insanlarını endişelendiren bir diğer gelişme ise bölgede ölçülen sıra dışı sıcaklıklar. Antarktika Yarımadası’nda bazı noktalarda sıcaklıklar mevsim normallerinin yaklaşık 20 derece üzerine çıktı. Kış mevsiminde yaşanan bu sıcak hava dalgası, deniz buzlarının oluşmasını daha da zorlaştırırken iklim sistemindeki değişimin boyutuna dair yeni soruları gündeme getiriyor.
Antarktika, dünyanın geri kalanından uzak görünse de burada yaşanan değişimler küresel sonuçlar doğurabiliyor. Deniz buzlarının kaybı, kıtanın buzullarını koruyan doğal tamponların zayıflamasına yol açabiliyor. Bu durum uzun vadede buzul erimelerini hızlandırarak deniz seviyelerinin yükselmesine katkıda bulunabilir.



