Avrupa’yı etkisi altına alan sıcak hava dalgaları, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, doğrudan insan yaşamını tehdit eden bir sağlık sorunu olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Haziran ayının son haftasında Fransa, Belçika ve Hollanda’da aşırı sıcaklara bağlı en az 3.700 kişinin yaşamını yitirdiği belirtilirken, Dünya Sağlık Örgütü de iklim değişikliğinin 2030-2050 yılları arasında her yıl yaklaşık 250 bin ek ölüme yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Bu tablo üzerine Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) ile birlikte aralarında Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Lancet Countdown, Küresel İklim ve Sağlık İttifakı (GCHA), 350.org, Avrupa Halk Sağlığı Birliği (EUPHA) ve Türk Tabipleri Birliği’nin de bulunduğu 74 uluslararası sağlık, bilim ve çevre kuruluşu ortak bir çağrı yayımladı. Çağrıda, sağlığın iklim politikalarının merkezine yerleştirilmesi ve fosil yakıtların tüm yaşam döngüleri boyunca insan sağlığına zarar veren ürünler olarak tanınması istendi.

Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel, Avrupa’da peş peşe yaşanan sıcak hava dalgaları ile Türkiye’de etkisini artıran aşırı sıcakların, iklim krizinin artık geleceğin değil bugünün halk sağlığı sorunu olduğunu açıkça gösterdiğini söyledi. Gümüşel, Antalya’da düzenlenecek COP31’in bu yaklaşımın uluslararası iklim politikalarına yansıtılması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirterek, sağlık başlığının enerji, ulaşım, sanayi, tarım ve atık yönetimi dahil tüm iklim politikalarına entegre edilmesi gerektiğini vurguladı.
Ortak çağrıda üç temel talep öne çıkıyor. Bunlardan ilki, fosil yakıtların yalnızca iklim değişikliğini hızlandıran kaynaklar olarak değil, insan sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratan zararlı ürünler olarak kabul edilmesi. İkinci talep, sağlık etkilerinin enerji, ulaşım, sanayi, tarım ve uyum politikalarının ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi. Üçüncü talep ise sağlığın COP31 Eylem Gündemi’nde bağımsız ve güçlü bir öncelik alanı olarak yer alması.






