Bugün dünyada binlerce şirket karbon emisyonunu aynı "ortak dil" üzerinden hesaplıyor. O dilin adı GHG Protocol. Şimdi ise bu dil değişmeye hazırlanıyor. Kuruluş, şirketlerin emisyonlarını nasıl ölçtüğünü ve raporladığını belirleyen standartlarda kapsamlı bir revizyon sürecinin yeni aşamasını başlattığını duyurdu. Karar, sürdürülebilirlik raporlamasının hızla zorunlu hale geldiği bir dönemde büyük önem taşıyor.

Neden bu kadar kritik?
GHG Protocol, şirketlerin Scope 1, Scope 2 ve Scope 3 emisyonlarını nasıl hesaplayacağını belirleyen küresel referans niteliğindeki standartları oluşturuyor. Bugün ISSB standartlarından CDP raporlamasına, bilim temelli hedeflerden birçok ulusal düzenlemeye kadar çok sayıda sistem bu metodolojiyi esas alıyor. Bu nedenle yapılacak değişiklikler, yalnızca raporlama yöntemlerini değil, şirketlerin iklim performansını nasıl yönettiğini de doğrudan etkileyecek.
Şirketleri ne bekliyor?
Revizyon sürecinde özellikle tedarik zinciri emisyonlarının (Scope 3), elektrik tüketimine bağlı emisyon hesaplamalarının ve yeni veri doğrulama yöntemlerinin ele alınması bekleniyor. Kuruluş, bu süreçte şirketler, yatırımcılar, sivil toplum kuruluşları ve düzenleyici kurumlarla kapsamlı istişareler yürüteceğini açıkladı.
Editörün Görüşü
Karbon emisyonunu azaltmadan önce onu doğru ölçmeniz gerekir. Bu yüzden GHG Protocol'deki her değişiklik, aslında dünyanın karbon sayacını yeniden kalibre etmek anlamına geliyor. Önümüzdeki yıllarda şirketlerin başarısı yalnızca daha az emisyon üretmeleriyle değil, bunu hangi yöntemle hesapladıklarıyla da değerlendirilecek. Karbon muhasebesinde başlayan bu revizyon, sürdürülebilirlik dünyasının sessiz ama en önemli dönüşümlerinden biri olabilir.






