Pazartesi, Mayıs 4, 2026

Çevre ve Doğa

Antartika Foklarının Geleceği Tehlikede!

Britanya Antarktik Araştırma Kurumu’ndan (BAS) bilim insanları tarafından yapılan yeni bir araştırma, deniz buzu koşullarının Antarktika’daki fok popülasyonları üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını ortaya koydu.

Cam Şişelerde Plastik Şişelerden Daha Fazla Mikroplastik Bulundu!

Fransa Gıda Güvenliği Ajansı’nın (ANSES) Cuma günü yayımladığı şaşırtıcı bir çalışmaya göre, cam şişelerde satılan içecekler – su, soda, bira ve şarap dahil – plastik şişelere kıyasla daha fazla mikroplastik içeriyor.

Hayvancılıkta Sessiz Devrim!

Yeni Zelanda'daki bilim insanları, hayvancılığın neden olduğu metan salımını azaltmak için devrim niteliğinde çözümler geliştiriyor...

Avrupa Çevre Ajansı Açıkladı: Avrupa’da Güvenle Yüzülebilir

Avrupa Çevre Ajansı (EEA) ve Avrupa Komisyonu’nun bugün yayımladığı 2024 yılı yüzme sezonuna ilişkin değerlendirmeye göre, Avrupa genelinde hem kıyı hem de iç kesimlerdeki yüzme alanlarının büyük çoğunluğu yüzmek için güvenli.

Amazon Kurursa Ne Olur?

Dünyanın yeşil kalbi Amazon kurursa ne olur? Amazon Ormanı'nın kuraklığa direnci ve sınırları, 24 yıldır süren bir bilimsel deneyle gözler önüne seriliyor.

Maden Kanunu Mecliste!

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan yeni torba yasada yer alan "Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" çevrecileri üzdü...

Tonga, Balinalara Yasal Haklar Tanıyan İlk Ülke Olmaya Hazırlanıyor

Nice, Fransa’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Okyanus Konferansı’nda konuşan Tonga Prensesi Angelika Lātūfuipeka Tukuʻaho, balinaların “yasal kişilik” statüsüne kavuşması gerektiğini vurguladı.

Toprağı İyileştirmek, Doğayı ve Geleceği Korur!

TEMA Vakfı, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü’nde, yaşamın kaynağı olan toprak varlığının hızla tükenmekte ve sağlığını kaybetmekte olduğunu vurgulayarak herkesi sorumluluk almaya çağırdı.

Şah Kartalı Trakya’da Koruma Altına Alındı!

Kuşların göç rotası üzerinde yer alan Trakya Bölgesi’nde, leylekler ve nesli tükenme tehlikesi altındaki Şah Kartal başta olmak üzere göçmen kuş türlerinin korunması hedefiyle DKMP 1. Bölge Müdürlüğü ve TREDAŞ güçlerini birleştirdi.

WWF: “Köpek Balığı Yaşayan Deniz Sağlıklı Denizdir!”

Son günlerde Gökova Körfezi'nde çekilen ve sosyal medyada hızla yayılan köpek balığı görüntüsü, kamuoyunda endişe yaratırken, WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) konuya dair önemli açıklamalarda bulundu.

Plastik Atıklar Temiz Hidrojene Dönüşüyor!

Güney Koreli bilim insanları, sadece güneş ışığı ve su kullanarak plastik atıkları temiz hidrojen yakıtına dönüştüren yenilikçi bir yeşil teknoloji geliştirdi.

BM Okyanus Konferansı, Derin Denizleri Koruma Çağrısıyla Başladı

Birleşmiş Milletler Okyanus Konferansı bu hafta derin denizlerin korunması çağrısıyla başladı.

Böcekler Olmadan Hayat Mümkün mü?

Böcekler genellikle göz ardı edilen veya zararlı olarak görülen canlılar olsa da, ekosistemlerin sürdürülebilirliği açısından hayati roller üstleniyorlar. Ancak yapılan araştırmalar, dünya genelinde böcek türlerinin sayısında ciddi bir düşüş yaşandığını ortaya koyuyor. 2019 yılında Biological Conservation dergisinde yayımlanan bir derleme çalışmasına göre, dünya genelindeki böcek türlerinin %40’ından fazlası azalıyor ve üçte biri önümüzdeki on yıllarda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Birleşmiş Milletler verilerine göre, böceklerin yok olma hızı memeliler, kuşlar ve sürüngenlere kıyasla sekiz kat daha fazla. Avrupa ve Amerika’da Durum Kötüleşiyor Avrupa’daki doğa rezervlerinde yapılan uzun süreli gözlemler, uçan böceklerin %75’inden fazlasının kaybolduğunu gösteriyor. Kuzey Amerika’da ise yerli arılar ve monark kelebeklerinde ciddi düşüşler yaşanıyor. Tropikal bölgelerde veriler sınırlı olmakla birlikte, Panama’daki kaplan güveleri üzerine yapılan bazı yerel araştırmalar kısa vadeli bir istikrar gösterse de, Kosta Rika gibi birçok bölgede böcek çeşitliliğinde genel bir gerileme olduğu gözlemleniyor. Sebepler: Tarım Kimyasalları, İklim Değişikliği ve Yaşam Alanı Kaybı Böceklerin azalmasındaki temel etkenler arasında tarım ilaçlarının (özellikle neonikotinoidler), yaşam alanı tahribatı, iklim değişikliği, kirlilik ve istilacı türler yer alıyor. Neonikotinoid içeren sistemik tarım ilaçları, bitkinin tamamına yayılarak polen ve nektar gibi böceklerin ana besin kaynaklarını zehirli hale getiriyor. Bu kimyasallar, böceklerin sinir sistemini etkileyerek yön kaybı, felç ve ölüme neden oluyor. Öldürücü olmasalar bile üreme, beslenme ve bağışıklık sistemlerini olumsuz etkileyebiliyorlar. Habitat kaybı da böcekler için büyük bir tehdit oluşturuyor. Tarım alanlarının genişlemesi, ormansızlaşma ve şehirleşme gibi faktörler, birçok böcek türünün yaşam alanlarını yok ediyor. Tek tip tarım uygulamaları (monokültür), çiçekli bitkiler ve barınma alanlarının sayısını azaltarak böceklerin hayatta kalmasını zorlaştırıyor. İklim değişikliği ise sıcaklık artışları, yağış düzenindeki değişiklikler ve aşırı hava olaylarıyla böceklerin yaşam döngüsünü ve besin kaynaklarına erişimini sekteye uğratıyor. Örneğin, bazı polinatör türleri çiçeklerin açma zamanlamasıyla uyumsuz hale geliyor. Ayrıca ışık ve kimyasal kirlilik de böcekler üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor. Gece aktif olan güve ve böcek türleri, yapay ışık nedeniyle yönlerini şaşırıyor. Endüstriyel atıklar ve egzoz gazları ise toprak, hava ve suyu kirleterek hem yetişkin böcekleri hem de larvaları zehirleyebiliyor. İstilacı türler de yerli böcekleri tehdit ediyor. Yeni gelen türler, rekabet yaratarak ya da doğrudan avlayarak yerli popülasyonların yok olmasına neden olabiliyor. Böcekler Olmadan Hayat Mümkün Mü? Böcekler, doğadaki döngünün temel taşları arasında yer alıyor. Özellikle arılar, kelebekler, böcekler ve sinekler gibi türler, dünya çapındaki çiçekli bitkilerin %75’ini ve tarım ürünlerinin yaklaşık %35’ini tozlayarak hem doğal ekosistemlerin hem de gıda üretiminin devamını sağlıyor. Ayrıca böcekler, ölü organizmaların parçalanmasını ve besin döngüsünün sürmesini sağlıyor. Karıncalar, sinekler ve bazı böcek türleri, organik atıkları toprağa geri kazandırarak bitki sağlığını ve gıda zincirini koruyor. Kuşlar, amfibiler ve balıklar gibi birçok hayvanın ana besin kaynağı da böcekler. Bazı böcek türleri ise zararlı haşereleri doğal yollarla kontrol ederek tarımda kimyasal kullanımını azaltıyor. Ne Yapabiliriz? Böceklerin korunması için sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, doğal yaşam alanlarının korunması, pestisit kullanımının azaltılması ve kamuoyu bilincinin artırılması gerekiyor. Döngüsel tarım, az sürüm, doğal zararlı kontrolü gibi yöntemler doğaya daha az zarar veriyor. Çayır, sulak alan ve orman kenarları gibi habitatların korunması da böceklerin yaşam alanlarını destekliyor. Özellikle neonikotinoid türü tarım ilaçlarının kullanımının sınırlandırılması büyük önem taşıyor. Aynı zamanda güçlü çevre politikaları ve halkın bilinçlendirilmesi de bu sürecin temel taşlarını oluşturuyor. Yerli bitkilerin ekilmesi, kimyasal kullanımının azaltılması ve koruma projelerine destek verilmesi bireysel olarak atılabilecek somut adımlar arasında. Sonuç: Küçük Canlılar, Büyük Etkiler Böceklerin kaybı yalnızca çevresel bir uyarı değil, aynı zamanda insan sağlığı ve gıda güvenliği için doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Polinatörler, ayrıştırıcılar ve besin zincirinin temel taşı olan böcekler, yaşamın sürdürülebilirliği için vazgeçilmez. Doğal tarım uygulamaları, habitat restorasyonu, zararlı kimyasallardan kaçınma ve kamuoyu bilinci sayesinde böceklerin korunması mümkün. Bu küçük canlıları korumak, aslında doğayı ve kendi geleceğimizi korumaktır.

Avrupa Çevre Ajansı ‘Su Tasarrufu’na Dikkat Çekti

Avrupa Çevre Ajansı’nın (EEA) yayımladığı bilgi notuna göre, temel ekonomik sektörlerde alınacak yeni önlemlerle önemli miktarda su tasarrufu sağlanabilir. Bu önlemler, Avrupa Birliği’nin (AB) su dayanıklılığını artırmak açısından kritik öneme sahip.

Buğday Derneği ile İklim Dostu Tarım

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin yürüttüğü İklim Dostu Çiftlikler Projesi kapsamında İzmir’de düzenlenen çalıştayda iklim değişikliğine uyumlu tarımsal üretim için atılacak adımları tartışıldı.

Plastik Kirliliğine Son Ver, Yaşamı Koru!

TEMA Vakfı, Dünya Çevre Günü'nde plastik kirliliğinin çevre, iklim ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek toplumun tüm kesimlerini acilen birlikte harekete geçmeye çağırdı.

Global Trend: İklim Odaklı Turizm

İklim krizinin etkileri küresel ölçekte derinleşirken, turizm sektörü de sorumlu ve sürdürülebilir modellerle dönüşüyor.

Her Yıkamada 1 Milyon Mikroplastik!

Plastik tabak ve kapların bulaşık makinesinde yıkanması, her yıkamada yüz binlerce mikro ve nanoplastik parçacığın atık suya karışmasına neden oluyor. Bu durum, evsel plastik kirliliği konusunda endişeleri artırıyor.

PTT’den Dünya Çevre Günü’ne Özel Anma Pulu

PTT AŞ tarafından “Dünya Çevre Günü (İğneada Longoz Ormanları Millî Parkı)” konulu anma pulu ve ilkgün zarfı 2 Haziran 2025 tarihinde tedavüle sunuldu.

Plastik Kirliliğini Birlikte Yenebiliriz!

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği 5 Haziran Dünya Çevre Günü için plastiklerin yaşamdaki önemi ile atık plastiklerin etkilerine dair korkutucu sayılarla bilgi vererek plastik kirliliğini birlikte yenebiliriz çağrısı yaptı