AB’nin Karbon Gideriminde 20 Milyar Euroluk Açık

20 Ağustos 2026 | Karbon | 0 yorum

Avrupa Birliği, net sıfır yolunda karbonu atmosferden çekmek için büyük bir pazar kurmaya hazırlanıyor. Ancak Komisyon’un planladığı finansman, 2031-2040 döneminde satın alınması hedeflenen 250 milyon ton kalıcı karbon giderimini karşılamaya yetmiyor. Isometric’in analizine göre ortaya çıkan açık yaklaşık 20 milyar euro.

Avrupa Birliği’nin iklim hesabında artık yalnızca “ne kadar emisyon azaltabiliriz?” sorusu yok. Bir başka soru giderek daha fazla önem kazanıyor: Atmosfere çıkmış karbonun ne kadarını ve hangi maliyetle geri çekebiliriz? AB’nin karbon giderimini Emisyon Ticaret Sistemi’ne (EU ETS) dahil etme planı bu nedenle önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Komisyon, 2031-2040 arasında 250 milyon ton kalıcı karbon giderimi satın almayı hedefliyor. Bunun için 260 milyon ETS tahsisatının satışından yaklaşık 50 milyar euro gelir elde edilmesi öngörülüyor.

AB Karbon Giderimi

Fakat hesap kâğıt üzerinde göründüğü kadar basit değil. Karbon giderimi hâlâ pahalı, teknolojiler ise henüz büyük ölçekli ticari üretim aşamasına ulaşmış değil. Isometric’in analizine göre mevcut teklif kapsamında oluşacak kaynak ile 250 milyon tonluk hedefin maliyeti arasında 2031-2040 döneminde toplam yaklaşık 20 milyar euroluk fark bulunuyor. Başka bir ifadeyle AB, yılda ortalama 2 milyar euro daha bulmak zorunda.

Karbonu Çekmek Neden Bu Kadar Pahalı?

Üstelik sorun yalnızca bütçeye birkaç milyar euro daha eklemekten ibaret değil. Karbon giderimi projeleri, özellikle doğrudan havadan karbon yakalama ve depolama (DACCS) gibi teknolojiler, daha tesis kurulmadan yüksek miktarda sermaye gerektiriyor. Yatırımcı açısından ise gelecekte satın alınacağı garanti edilmeyen karbon giderim kapasitesine milyarlarca euro bağlamak kolay değil. Isometric bu nedenle AB’nin uzun vadeli satın alma sözleşmelerini daha erken devreye sokmasını öneriyor. Şirketin hesabına göre ilk sözleşmelerin 2029’da verilmesi, projelerin 2030’dan önce yatırım kararına ulaşabilmesi açısından kritik.

Burada AB’nin karşısındaki temel paradoks ortaya çıkıyor: Karbon giderimini büyütmek için pazar yaratmak gerekiyor; ancak pazarın oluşması için önce yatırım yapılması gerekiyor. Yatırımın gelmesi için de gelecekteki talebin ve fiyatın öngörülebilir olması şart. Yani Avrupa’nın karbonu atmosferden çekme hedefi, bir noktada teknoloji yarışından çıkıp finansman mühendisliğine dönüşüyor.

Daha Fazla Teknoloji, Daha Düşük Maliyet?

Isometric, açığın kapatılması için karbon gideriminde daha fazla teknolojiye izin verilmesini de öneriyor. Mevcut yaklaşım özellikle BioCCS ve DACCS gibi yüksek maliyetli yöntemlere odaklanırken, biochar, geliştirilmiş ayrışma ve mineralizasyon gibi daha düşük maliyet potansiyeline sahip kalıcı giderim yöntemlerinin de sisteme dahil edilmesi gerektiği savunuluyor. Analize göre teknoloji açısından daha nötr bir yaklaşım finansman açığının yaklaşık yüzde 35’ini azaltabilir.

Kalan açığın ise AB’nin karbon piyasasından elde ettiği gelirlerin yeniden yönlendirilmesiyle kapatılması öneriliyor. Isometric, kurulması planlanan Industrial Decarbonisation Bank’ın bütçesinin yüzde 10’una kadarının kalıcı karbon giderimine ayrılabileceğini belirtiyor.

AB açısından mesele daha da büyüyebilir. Komisyonun 2040 iklim hedefi, 1990’a kıyasla net sera gazı emisyonlarında yüzde 90 azaltımı öngörüyor ve 2036’dan itibaren bunun en fazla yüzde 5’lik bölümünün yüksek kaliteli uluslararası karbon kredileriyle karşılanmasına izin veriyor. Dolayısıyla karbon giderimi, Avrupa’nın 2050’de iklim nötr olma hedefinde giderek daha stratejik bir role sahip olacak.

Ancak burada kritik bir ayrım var: Karbonu atmosferden çekmek, emisyon azaltmanın yerine geçemez. Karbon giderimi pahalı olduğu sürece, şirketlerin ve ülkelerin emisyonlarını azaltmak yerine gelecekte karbon satın alarak hesabı kapatma eğilimi oluşabilir. Üstelik karbon giderim teknolojilerinin bugünkü ölçeği, Avrupa’nın önündeki hedefle karşılaştırıldığında oldukça küçük. Isometric, küresel dayanıklı karbon giderim pazarında bugüne kadar kümülatif olarak yalnızca 1,6 milyon tonun biraz üzerinde kapasitenin teslim edildiğine dikkat çekiyor.

Editörün Görüşü

AB karbonu atmosferden çekmek için bir pazar kurmaya çalışıyor. Fakat ortaya çıkan 20 milyar euroluk açık bize başka bir şeyi gösteriyor: Net sıfırın son kilometresi, ilk kilometreden çok daha pahalı olabilir. Asıl soru artık “Karbonu çekebilir miyiz?” değil. “Kim ödeyecek?” sorusu. Acaba Avrupa bu parayı karbonu gerçekten atmosferden çekmek için mi harcayacak, yoksa şirketlerin azaltamadığı emisyonları satın alınabilir bir muhasebe kalemine dönüştürmek için mi?

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

İKSV yarının kadın yıldızları

Yarının Kadın Yıldızları Belirlendi

Gömülü Karbon Hesaplama

Gömülü Karbon Hesaplama Rehberi: Nereden Başlanır?

Pasifik Okyanusu Biyoçeşitliliği

Okyanusun Kalbi Koruma Altına Alınacak mı?

Türk Telekom’dan Sivas’a Dev GES Yatırımı

Yapı Kredi CEO’su Gökhan Erün

Yapı Kredi’den 500 Milyon Dolar’lık İlk Sürdürülebilir Eurobond İhracı

Hise Global

Hise Global Sürdürülebilir Şehircilik Yazılımlarını Getiriyor