Avrupa Birliği'nin karbon kaçağını önlemek amacıyla hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), kapsamını genişletmeye hazırlanıyor. Avrupa Parlamentosu Çevre Komitesi (ENVI), Avrupa Komisyonu'nun karbon vergisinin daha fazla ürüne uygulanmasını öngören teklifini desteklerken, sistemin etrafından dolaşılmasını önleyecek ek tedbirleri de kabul etti. Karar henüz nihai değil; Parlamento, Komisyon ve AB Konseyi arasında yürütülecek müzakerelerin ardından son şeklini alacak. Ancak yön belli: Avrupa artık yalnızca karbon yoğun ham maddeleri değil, bu malzemelerden üretilen katma değerli ürünleri de karbon maliyetinin içine almak istiyor.

Bugüne kadar CBAM daha çok çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik gibi sektörlere odaklanıyordu. Yeni düzenleme ise bu hammaddelerden üretilen yüzlerce aşağı akış ürünü kapsayabilecek. Böylece karbon maliyetinin üretim zincirinin sonraki halkalarına taşınması hedefleniyor. AB'nin gerekçesi ise açık: Üretimin yalnızca farklı ürün grupları üzerinden veya başka ülkeler aracılığıyla yön değiştirmesinin önüne geçmek. Bu gelişme özellikle Avrupa'ya ihracat yapan Türk sanayisi açısından kritik önem taşıyor. Çünkü artık yalnızca çelik üreticileri değil, çelikten parça, makine ekipmanı, bağlantı elemanları veya yarı mamul ürün üreten şirketler de karbon ayak izlerini ayrıntılı biçimde hesaplamak ve raporlamak zorunda kalabilir. Karbon verisi, ürün kalitesi kadar belirleyici bir rekabet unsuru haline geliyor. Avrupa Parlamentosu Çevre Komitesi ayrıca, şirketlerin sistemdeki boşluklardan yararlanmasını önlemek amacıyla daha güçlü denetim ve yaptırım mekanizmaları da önerdi. Böylece karbon maliyetinin farklı ticaret yolları veya ürün sınıflandırmaları üzerinden bertaraf edilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Editör Görüşü
Avrupa Birliği'nin attığı bu adım, karbon düzenlemelerinin yalnızca ham madde üreticilerini değil, tüm değer zincirini kapsayacak yeni bir döneme işaret ediyor. Türkiye'de ihracat yapan şirketler için artık soru, "CBAM beni etkiler mi?" değil, "Ne zaman ve ne ölçüde etkiler?" olmalı.






