Global Footprint Network’ün hesaplamalarına göre Türkiye, 2026 yılı için kendisine düşen doğal kaynak bütçesini 6 Haziran’da tüketti. Başka bir ifadeyle, yılın geri kalanında kullandığımız her kaynak gelecekten borç alınmış sayılıyor.

Takvimler 6 Haziran’ı gösterdiğinde Türkiye görünmez bir eşiği daha geride bıraktı. Ancak bu kez tüketilen şey bir bütçe kalemi ya da ekonomik kaynak değil, doğanın bir yıl içinde yeniden üretebileceği kapasiteydi. Global Footprint Network tarafından her yıl hesaplanan “Limit Aşım Günü”, ülkelerin bir yılda tükettiği doğal kaynakların, gezegenin aynı süre içinde yenileyebileceği miktarı ne zaman aştığını gösteriyor. Türkiye için bu tarih bu yıl 6 Haziran olarak hesaplandı. Böylece ülke, kendi doğal kaynak bütçesini tarihindeki en erken tarihlerden birinde tüketmiş oldu. Bu hesaplama yalnızca ormanlar ya da tarım arazileriyle ilgili değil. Gıda üretiminden enerji tüketimine, hayvancılıktan karbon emisyonlarına kadar birçok veri bir araya getirilerek oluşturuluyor. Sonuçta ortaya şu basit ama çarpıcı soru çıkıyor: Eğer dünyadaki herkes Türkiye’deki yaşam ve tüketim alışkanlıklarına sahip olsaydı, bir yıl yetmeyecek miydi?
Türkiye’nin 6 Haziran’da ulaştığı eşik, dünya ortalamasından da oldukça erken. Küresel ölçekte İnsanlığın Limit Aşım Günü bu yıl 30 Temmuz olarak hesaplandı. Başka bir deyişle dünya genelinde doğal kaynaklar üzerindeki baskı ciddi boyutlarda olsa da Türkiye bu baskıyı ortalamadan daha hızlı artıran ülkeler arasında yer alıyor. Ülkeler arasındaki farklar ise dikkat çekici. Katar, yıllık doğal kaynak bütçesini 4 Şubat’ta tüketerek listenin başında yer alırken, ABD 4 Mart’ta bu sınıra ulaştı. Çin’in tarihi 27 Mayıs olarak hesaplandı. Honduras ise 27 Kasım ile kaynaklarını en yavaş tüketen ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Bu veriler doğanın ertesi gün tükeneceği anlamına gelmiyor. Ancak her yıl yenilenebilecek kaynaklardan daha fazlasını kullandığımızı gösteriyor. Bir başka ifadeyle, gelecek yılların ormanlarını, su kaynaklarını ve karbon yutaklarını bugünden harcıyoruz. Belki de Limit Aşım Günü’nün asıl önemi burada yatıyor. Çünkü bu tarih, doğanın bize ne kadar kaynak sunduğunu değil, bizim ne kadarını ne hızla tükettiğimizi gösteriyor. Ve görünen o ki Türkiye, bu hesabı her yıl biraz daha erken kapatıyor.



