Cuma, Mayıs 1, 2026

1 Mayıs’ta Eşitlik Sözü Yetmiyor!

Türkiye’de genç işsizlik ve “ev genci” gerçeği büyürken, kapsayıcılık söylemi ne kadar gerçek? 1 Mayıs, yalnızca emeği değil; sistem dışında kalanları da hatırlamak için bir eşik.

1 Mayıs İşçi Bayramı

Eşitlik ve kapsayıcılık kavramları iş dünyasının diline yerleşmiş olabilir; ama 1 Mayıs yaklaşırken Türkiye’de tablo hâlâ sert: Genç işsizlik yüksek, umutsuzluk daha da yüksek. Üstelik artık yalnızca “işsiz genç” değil, “ev genci” diye bir gerçeklik var; ne eğitimde ne istihdamda olan, sistemin dışında kalmış geniş bir kesim. Bu tabloyu görmeden kurulan her kapsayıcılık cümlesi biraz eksik, biraz da fazlasıyla iyimser.

Bugün şirketler kapsayıcılıktan söz ederken, gençlerin önemli bir bölümü iş bulamıyor ya da güvencesiz, düşük ücretli işlere sıkışıyor. Eğitim ile istihdam arasındaki kopukluk derinleşirken, fırsat eşitliği söylemi çoğu zaman pratikte karşılık bulmuyor. Özellikle kadınlar için tablo daha da ağır; bakım emeği, toplumsal roller ve ekonomik koşullar birleştiğinde iş gücüne katılım hâlâ kırılgan. “Ev genci” olarak tanımlanan kesim ise yalnızca ekonomik değil, sosyal bir kopuşu da işaret ediyor.

Sürdürülebilirlik gerçekten bütüncül bir iddiaysa, bu yalnızca karbon azaltımıyla ölçülemez; sosyal adalet, gençlerin sisteme dahil olabilmesi ve emeğin karşılığını bulması da bu denklemin parçası. 1 Mayıs bu yüzden sadece bir anma değil, bir sorgulama günü: Türkiye’de iş dünyası dönüşümden söz ederken, gençler bu dönüşümün neresinde? Eşitlik bir hedefse, neden bu kadar çok kişi hâlâ kapının dışında?

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Daha fazlası...