PepsiCo, su stresi yüksek bölgelerde kullandığı suyun tamamını doğaya geri kazandırdığını açıkladı; ancak bu “denge” iddiası, suyun gerçekten yerine dönüp dönmediği sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Şirket, özellikle su kıtlığının yoğun hissedildiği havzalarda çektiği suya karşılık eşdeğer miktarı farklı projelerle geri kazandığını duyurdu. Bu çalışmalar; tarımda daha az suyla üretim yapılmasını sağlayan uygulamalardan, sulak alan restorasyonlarına ve yerel su altyapısının iyileştirilmesine kadar uzanıyor. Kağıt üzerinde bakıldığında tablo net: kullanılan su kadar su sisteme geri veriliyor.
Ama iş burada basitleştirildiği kadar basit değil. Çünkü mesele sadece “litre hesabı” değil, suyun nereden alındığı ve nereye geri bırakıldığı. Aynı havzada gerçekleşmeyen geri kazandırma projeleri, yerel ekosistem üzerindeki baskıyı azaltmak yerine yalnızca bilanço dengesini düzeltiyor olabilir. Bu da şirketlerin açıkladığı hedeflerle sahadaki gerçek etki arasında görünmeyen bir boşluk yaratıyor. PepsiCo’nun onlarca projeyle milyarlarca litre suyu döngüye geri kazandırdığı belirtiliyor. Ancak bu yaklaşımın, giderek derinleşen su krizine kalıcı bir çözüm üretip üretmediği de hâlâ net değil.
