“Güneş ve rüzgâr enerjisi çözümleri, enerji depolama sistemleri (ESS) alanında faaliyet gösteriyor ve temiz enerji dönüşümüne yön veren teknolojiler geliştiriyoruz.”
Röportaj: Eda Ünsün

Yenilenebilir enerji yatırımlarının hız kazandığı bir dönemde enerji depolama sistemleri, enerji dönüşümünün kritik unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Sungrow Türkiye Genel Müdürü Candaş Gültekin, şirketin faaliyet alanlarını, Türkiye pazarına bakışını ve enerji depolama teknolojilerinin geleceğini değerlendirdi.
Sungrow’u kısaca tanıtır mısınız?
Sungrow, temiz enerji teknolojileri geliştiren küresel bir şirket olarak faaliyet gösteriyor. Güneş ve rüzgâr enerjisi çözümleri, enerji depolama sistemleri, elektrikli araç şarj teknolojileri ve yeşil hidrojen gibi alanlarda çalışmalar yürütüyor. Dünya genelindeki üretim tesisleri ve Ar-Ge merkezleri aracılığıyla enerji dönüşümüne katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyor. Şirket, invertör teknolojilerinden sıvı soğutmalı enerji depolama sistemlerine kadar birçok alanda yenilikçi çözümler sunuyor. Bunun yanında enerji yönetimi, mühendislik desteği ve satış sonrası hizmetleri kapsayan entegre bir yaklaşım benimsiyor. Sungrow, BloombergNEF tarafından hem invertör hem de enerji depolama kategorilerinde güvenilir markalar arasında gösteriliyor.
Sungrow’un Türkiye yolculuğu nasıl başladı?
Türkiye operasyonu 2016 yılında kuruldu ve şirketin Avrupa yapılanması içinde önemli bir konuma sahip oldu. Sungrow, Türkiye’de doğrudan kendi iştirakiyle faaliyet gösteriyor. İstanbul ofisinin yanı sıra Avrupa’daki önemli onarım merkezlerinden biri ve Sungrow Akademi yapılanmalarından biri Türkiye’de bulunuyor. Şirket ayrıca lojistik merkezi ve ülke geneline yayılan servis ağıyla yatırımcılara yerel destek sunuyor. Bugün Türkiye invertör pazarında önemli bir paya sahip olan Sungrow, önümüzdeki dönemde enerji depolama sistemleri alanında da benzer bir konum elde etmeyi hedefliyor.
Enerji depolama sistemleri neden giderek daha önemli hale geliyor?
Türkiye son yıllarda güneş ve rüzgâr enerjisinde önemli bir büyüme yaşadı. Yenilenebilir enerji kapasitesindeki bu artış, üretilen enerjinin daha etkin yönetilmesini gerektiriyor. Enerji sektöründeki temel mesele artık yalnızca daha fazla yenilenebilir enerji üretmek değil, üretilen enerjiyi doğru zamanda ve doğru yerde kullanabilmek. Güneş ve rüzgâr kaynaklarının değişken yapısı nedeniyle enerji üretimi ile tüketimi her zaman aynı zaman diliminde gerçekleşmiyor. Enerji depolama sistemleri bu noktada devreye girerek üretilen enerjinin ihtiyaç duyulan zamanda kullanılmasını mümkün kılıyor ve enerji sistemine esneklik kazandırıyor.
*Röportajın tamamına Yeşil İş Platformu Dergisi Haziran sayısından ulaşabilirsiniz.