Okyanusu Kimler Koruyor?

29 Haziran 2026 | Çevre ve Doğa | 0 yorum

Dünyanın 2030’a kadar okyanusların yüzde 30’unu koruma hedefi kulağa etkileyici geliyor. Ancak yeni bir rapor, koruma alanlarının sayısını artırmanın tek başına yeterli olmadığını söylüyor. Okyanusları koruyan topluluklar karar masasında yoksa, koruma gerçekten kimi koruyor?

Dünyanın 2030’a kadar okyanusların yüzde 30’unu koruma hedefi kulağa etkileyici geliyor. Ancak yeni bir rapor, koruma alanlarının sayısını artırmanın tek başına yeterli olmadığını söylüyor. Okyanusları koruyan topluluklar karar masasında yoksa, koruma gerçekten kimi koruyor?

Dünyanın dört bir yanında yeni deniz koruma alanları ilan ediliyor, hükümetler ve uluslararası kuruluşlar okyanusların daha büyük bir bölümünü koruma altına almak için hedefler açıklıyor. İlk bakışta bu gelişmeler umut verici görünüyor. Ancak yeni bir rapor, gözden kaçan önemli bir noktaya dikkat çekiyor: Okyanusları korumaya çalışırken, o okyanuslarla birlikte yaşayan insanları unutuyor olabilir miyiz? Rapora göre deniz koruma politikalarının başarısı yalnızca haritalarda çizilen sınırlarla ölçülemez. Kıyı toplulukları, yerli halklar ve küçük ölçekli balıkçılar, yüzyıllardır deniz ekosistemlerinin bir parçası olarak yaşıyor ve birçok bölgede bu alanların korunmasında kritik rol oynuyor. Buna rağmen, koruma kararlarının önemli bir kısmı hâlâ bu toplulukların yeterince söz sahibi olmadığı süreçlerde alınıyor.

Ortaya çıkan tablo ise dikkat çekici bir çelişki yaratıyor. Bir yandan okyanusları koruma hedefleri büyürken, diğer yandan denizlerden geçimini sağlayan insanların hakları ve ihtiyaçları geri planda kalabiliyor. Dahası, bazı bölgelerde yerel topluluklara çeşitli kısıtlamalar getirilirken, endüstriyel faaliyetlerin aynı kararlılıkla sınırlandırılamadığı eleştirileri yükseliyor.

Bu nedenle uzmanlar artık korumayı yalnızca çevresel bir mesele olarak değil, aynı zamanda bir adalet meselesi olarak ele almak gerektiğini savunuyor. Çünkü denizleri korumak, sadece belirli alanları harita üzerinde renklendirmekten ibaret değil. O denizleri tanıyan, kullanan ve gelecek kuşaklara aktaran insanları sürecin dışında bırakan bir koruma anlayışının uzun vadede başarılı olması da zor görünüyor.

Dünya, 2030 yılına kadar okyanusların yüzde 30’unu koruma hedefi için geri sayıma devam ederken, tartışma giderek daha net bir soruya odaklanıyor: Okyanusları korumanın yolu yalnızca daha fazla koruma alanı ilan etmekten mi geçiyor, yoksa denizlerle yaşayan insanları da korumanın bir yolunu bulmak gerekiyor mu? Bu sorunun yanıtı, okyanusların geleceğini belirleyecek gibi görünüyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Petlas, sürdürülebilir tarım için çalışıyor.

Petlas, Sürdürülebilir Tarım için Çalışıyor

Adil Şehirler

WRI Türkiye Adil Şehirler İçin Sivil Toplumu Destekliyor

IC Enterra Yenilenebilir Enerji CEO’su Cem Aşık

IC Enterra Yenilenebilir Enerji’de Üst Düzey Atama

PepsiCo Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Sürdürülebilirlik Kıdemli Direktörü Esra İren

PepsiCo Türkiye ile “Bir Damla Bir Dünya Projesi”

cop31 öncesi

COP31’de Masanın Ana Gündemi Enerji Olacak

Doğadan Hayata Köprü Buluşmaları

Kastamonu Entegre’den Sürdürülebilir Sanat ve Zanaat