İstanbul Sanayi Odası'nın ev sahipliğinde düzenlenen "Yeşil Ekonomi Sohbetleri: Almanya/Kuzey Ren-Vestfalya Özelinde Döngüsel Sanayi ve Avrupa Deneyimleri" etkinliğinde Avrupa'nın sanayi dönüşümü ve hidrojen ekonomisindeki son gelişmeler masaya yatırıldı.

İSO Genel Sekreteri Haktan Akın, iklim değişikliği, kaynak verimliliği ve enerji güvenliğinin artık sanayi politikaları ile yatırım kararlarının temel belirleyicileri arasında yer aldığını belirterek, döngüsel ekonomi uygulamalarını benimseyen şirketlerin küresel rekabette avantaj sağlayacağını söyledi.
NRW.Global Business Türkiye İrtibat Ofisi Yöneticisi Akın Okumuş ise Türkiye'nin Almanya'ya yaptığı ihracatın önemli bölümünün Kuzey Ren-Vestfalya üzerinden gerçekleştiğini hatırlatarak, bölgenin yeşil sanayi dönüşümü açısından Avrupa'nın en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguladı.

Türk Şirketlerine Tavsiyeler
Etkinlikte düzenlenen panellerde, KOBİ'lerin yeşil dönüşüme uyumunda destek mekanizmalarının sadeleştirilmesi gerektiği ifade edilirken, Türk şirketlerine Almanya pazarına girişte fuarlar ve iş ağlarının daha etkin kullanılması önerildi. Hidrojen ekosistemine ayrılan oturumda ise Hydrogen Metropole Ruhr Yöneticisi Jörn Kleinelümern, hidrojenin sanayide yaygınlaşabilmesi için maliyetlerin kilogram başına 3-5 euro seviyesine düşmesi gerektiğini söyledi. Koç Üniversitesi Hidrojen Teknolojileri Merkezi Direktörü Prof. Dr. Can Erkey ise Türkiye'nin güçlü araştırma altyapısına rağmen laboratuvardan sanayiye geçişi sağlayacak pilot üretim ve prototipleme kapasitesinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. H2DER Başkanı Yusuf Günay da Almanya'nın hidrojen tedarikinde Türkiye'nin önemli bir iş ortağı olabileceğini dile getirdi. Yatırımcı oturumunda ise Almanya'da şirket kurmanın özellikle hidrojen projeleri ve Avrupa fonlarına erişimde avantaj sağladığı, Kuzey Ren-Vestfalya'nın yatırımcılara sanayi altyapısı ve iş geliştirme süreçlerinde kapsamlı destek sunduğu aktarıldı.






