Kenya'da düzenlenen 11. Our Ocean Conference, okyanusların korunması için milyarlarca dolarlık yeni taahhütlere sahne oldu. Ancak derin deniz madenciliğinden deniz koruma alanlarına kadar birçok kritik konuda beklenen güçlü siyasi uzlaşma yine sağlanamadı.
Kenya'nın Mombasa kentinde ilk kez Afrika ev sahipliğinde gerçekleştirilen 11. Our Ocean Conference, dünyanın dört bir yanından hükümetleri, şirketleri, bilim insanlarını ve sivil toplum kuruluşlarını aynı masada buluşturdu. Konferans sonunda açıklanan tablo ilk bakışta etkileyici görünüyor: 104 ülke ve kurum, okyanusların korunması, sürdürülebilir balıkçılık, deniz kirliliğiyle mücadele ve mavi ekonomi için toplam 320 yeni taahhütte bulundu. Bu taahhütlerin finansal karşılığı ise 6,4 milyar dolar olarak açıklandı.
Para Var, Ortak Karar Yok
Ancak konferansın perde arkası daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Birçok gözlemciye göre Mombasa'dan önemli finansman kararları çıksa da siyasi cesaret aynı ölçüde güçlü değildi. Derin deniz madenciliğinin yasaklanması, iklim değişikliğine dirençli mercan resiflerinin korunması ve yasa dışı balıkçılıkla mücadele gibi kritik başlıklarda yalnızca sınırlı sayıda ülke ortak siyasi deklarasyonlara katıldı. Küresel ölçekte bağlayıcı kararlar ise yine alınamadı.

Afrika İlk Kez Merkezdeydi
Konferansın en dikkat çekici yönlerinden biri ise Afrika'nın küresel okyanus gündemindeki görünürlüğünün artması oldu. İlk kez Afrika kıtasında düzenlenen Our Ocean Conference, kıtanın kıyı ekosistemleri, mavi ekonomi potansiyeli ve yerel toplulukların deniz yönetimindeki rolünü uluslararası gündemin merkezine taşıdı. Kenya'nın endüstriyel balıkçı filosunda elektronik izleme sistemlerini yaygınlaştırma kararı, Dünya Bankası'nın gelişmekte olan ülkelerin mavi ekonomi yatırımları için açıkladığı 1 milyar dolarlık destek ve Fransız Polinezyası'nın yeni deniz koruma alanları oluşturma planı öne çıkan taahhütler arasında yer aldı.
Asıl Sınav Şimdi Başlıyor
Our Ocean Conference'ın en önemli özelliği, verilen sözlerin kayıt altına alınması ve ilerleyen yıllarda izlenmesi. Buna rağmen çevre uzmanları, okyanusların karşı karşıya olduğu krizlerin artık gönüllü taahhütlerden daha hızlı ilerlediğine dikkat çekiyor. Deniz sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşırken, plastik kirliliği artmaya devam ediyor ve aşırı avlanma birçok bölgede deniz ekosistemlerini zorluyor.
Mombasa Konferansı bir kez daha gösterdi ki okyanusları korumak konusunda fikir birliği giderek büyüyor. Ancak sözleri uluslararası hukukla destekleyecek ortak irade hâlâ aynı hızda gelişmiyor. Okyanusların geleceğini belirleyecek olan da muhtemelen açıklanan milyarlarca dolar değil, bu taahhütlerin ne kadarının gerçekten hayata geçirileceği olacak.






