Venezuela petrolü yeniden gündeme girerken, Hindistan ve Çin’de kömür kullanımındaki tarihi düşüş dikkat çekiyor. İngiltere’de ise net sıfır hedefleri siyasetin en hararetli tartışma başlıklarından biri. Küresel enerji dengesi, 1,5 derece hedefi etrafında yeniden şekilleniyor.

Küresel enerji politikalarında çelişkili bir tablo belirginleşiyor. Bir yanda Venezuela’nın devasa petrol rezervlerinin yeniden küresel piyasaya açılması tartışılırken, diğer yanda dünyanın en büyük kömür tüketicileri olan Çin ve Hindistan’da kömürden elektrik üretimi eş zamanlı olarak düşüşe geçmiş durumda. Aynı günlerde İngiltere’de net sıfır hedefleri üzerinden yürüyen sert siyasi tartışmalar, iklim politikalarının artık yalnızca çevresel değil, açıkça ekonomik ve toplumsal bir meseleye dönüştüğünü gösteriyor.
Venezuela petrolü, özellikle ABD ve küresel enerji güvenliği bağlamında yeniden masaya yatırılırken, uzmanlar bu rezervlerin devreye girmesinin 1,5 derece hedefi için kalan karbon bütçesini ciddi biçimde zorlayacağı uyarısında bulunuyor. Küresel ölçekte “geçici çözüm” olarak sunulan yeni petrol hamleleri, uzun vadeli iklim hedefleriyle arasındaki gerilimi giderek daha görünür kılıyor. Buna karşılık, 2025 verileri Çin ve Hindistan’da kömürle elektrik üretiminin aynı anda gerilemeye başladığını ortaya koyuyor. Bu düşüş, yenilenebilir enerji yatırımlarının artışı, enerji verimliliği önlemleri ve ekonomik yavaşlamanın birleşik etkisiyle açıklanıyor. Uzmanlara göre bu tablo, küresel emisyon eğrisinde yapısal bir kırılmanın ilk sinyali olabilir; ancak kalıcı olup olmayacağı henüz net değil.
Avrupa cephesinde ise İngiltere’de net sıfır hedefleri siyasi bir fay hattına dönüşmüş durumda. Hedeflerin maliyeti, toplumsal etkileri ve sanayi üzerindeki baskısı tartışılırken, iklim politikalarının artık yalnızca teknik raporlarla değil, doğrudan seçmen davranışıyla da şekillendiği görülüyor.
