Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik", 4 Ağustos'ta Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik, İklim Kanunu'nun ardından yerel uygulamanın nasıl işleyeceğini belirleyen ilk kapsamlı düzenleme olma niteliği taşıyor.

Yeni düzenlemeyle birlikte Türkiye'nin 81 ilinde Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı (YİDEP) hazırlanacak.
Her İlde Aynı Masada Buluşacaklar
Yönetmelik yalnızca bir plan hazırlanmasını öngörmüyor. Her ilde vali başkanlığında İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulacak.
Kurullarda belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler, meslek kuruluşları ve sivil toplum temsilcileri yer alabilecek. Böylece iklim politikalarının yalnızca belediyelerin çevre birimlerinin sorumluluğunda kalmaması, il ölçeğinde ortak bir yönetişim modeli oluşturulması hedefleniyor.
Beş Yıllık Yol Haritaları Hazırlanacak
İlk Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları 2028-2032 dönemini kapsayacak. Planlar beş yılda bir güncellenecek ve İklim Portalı üzerinden kamuoyuyla paylaşılacak.
Eylem planlarında sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyum, risk analizi, uygulanacak projeler ve izleme mekanizmaları birlikte ele alınacak.
Asıl Sınav Uygulamada
Türkiye'de birçok belediye bugüne kadar gönüllü olarak iklim eylem planları hazırlamıştı. Ancak ilk kez bütün iller için ortak metodolojiye dayanan ve merkezi idare tarafından koordine edilen zorunlu bir sistem kuruluyor.
Bu durum, yerel yönetimlerin iklim politikalarını bütçe, ulaşım, enerji, tarım, su yönetimi ve afet hazırlıklarıyla birlikte ele almasını gerektirecek.
Editörün Görüşü
Bir yönetmelik yayımlamak kolay. Asıl zor olan, onu kâğıt üzerinde bırakmamak. 81 il için hazırlanacak eylem planları, Türkiye'nin iklim politikası açısından önemli bir eşik olabilir. Ancak bu planlar yalnızca raflarda duran dosyalara dönüşürse, iklim krizinin hızına yetişmeleri mümkün değil. Gerçek başarı; belediye bütçelerine giren projelerde, kuraklıkla mücadelede, kent planlamasında ve vatandaşın günlük yaşamında hissedilen değişimlerle ölçülecek.






