“İstanbul Tuzla’daki idari ve lojistik merkezimiz ve tüm ülkeye yayılan satış ve servis ağımızla sanayi işletmelerine enerji verimliliği odaklı çözümler sunuyoruz. Yenilenebilir enerji kullanımını arttırıyor, operasyonel verimlilik ve ürün verimliliği odaklı yatırımlar yapıyoruz.”
Röportaj: Nüshet Çamuşoğlu

Enerji verimliliği, düşük karbonlu üretim ve dijitalleşme… Sanayinin dönüşümünü belirleyen bu üç temel başlık, yalnızca geleceğin fabrikalarını değil; bugün atılması gereken stratejik adımları da şekillendiriyor. 1873’ten bu yana küresel endüstriyel teknolojilerin öncülerinden biri olan Atlas Copco, Türkiye’de 1950’den beri sürdürdüğü faaliyetleriyle bu dönüşümün güçlü aktörleri arasında yer alıyor. Kompresör teknolojilerinden dijital izleme sistemlerine, enerji verimliliği yüksek çözümlerden Ar-Ge yatırımlarına kadar geniş bir alanda yol gösterici bir rol üstlenen şirket, sürdürülebilirlik hedeflerini Bilime Dayalı Hedefler girişimi (SBTi) ile uyumlu hale getirerek kararlılığını somut bir çerçeveye oturtmuş durumda…
Atlas Copco Türkiye Genel Müdürü Nuri Köse, Yeşil İş Platformu Dergisi’ne verdiği röportajda, sanayinin düşük karbonlu geleceğine yönelik kritik ipuçları sunuyor. Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarının azaltılmasından dijitalleşmenin getirdiği yeni fırsatlara, Yeşil Mutabakat’ın işletmeler üzerindeki etkilerinden enerji verimliliğinde oyunu değiştiren teknolojilere kadar uzanan kapsamlı bir perspektifle Köse, sektörün bugününü olduğu kadar yarınını da anlatıyor.
Öncelikle sizi ve Atlas Copco ekibini kısaca tanıyabilir miyiz?
Atlas Copco Group, 1873’te İsveç’te kurulmuş, 180 ülkede faaliyet gösteren ve 55 bin çalışanı bulunan küresel bir endüstriyel teknoloji şirketidir. Kompresör Tekniği iş alanı, grubun toplam cirosunun yaklaşık %45’ini oluşturmaktadır.Stratejimizin merkezinde enerji tüketimini ve karbon ayak izini azaltan yüksek verimli basınçlı hava ve gaz teknolojileri var. Kayıp ve kaçakların azaltılması da temel odaklarımız arasında.
Türkiye’de ise 1950’den bu yana faaliyet gösteriyoruz; İstanbul Tuzla’daki idari ve lojistik merkezimiz ve tüm ülkeye yayılan satış ve servis ağımızla sanayi işletmelerine enerji verimliliği odaklı çözümler sunuyoruz. Benim de grupta 18. yılım, Genel Müdür rolünü 2021’den bu yana yürütüyorum.
Sürdürülebilirlik stratejinizin merkezinde ne var? Düşük karbonu desteklemek için hangi teknolojileri kullanıyorsunuz?
Stratejimizin merkezinde enerji tüketimini ve karbon ayak izini azaltan yüksek verimli basınçlı hava ve gaz teknolojileri var. Kayıp ve kaçakların azaltılması, ısı geri kazanımı çözümleri ve verimliliği artıran dijital izleme sistemleri temel odaklarımız arasında.
2030 hedefleriniz, Bilime Dayalı Hedefler girişimi (SBTi) tarafından onaylanmış. Detay verebilir misiniz?
2030 yılına kadar doğrudan faaliyetlerimizden ve müşterilerimizin ve paydaşlarımızın enerji tüketimlerinden kaynaklanan emisyonların %50 azaltılması hedefimiz SBTi tarafından onaylandı. Bu kapsamda yenilenebilir enerji kullanımını arttırıyor, operasyonel verimlilik ve ürün verimliliği odaklı yatırımlar yapıyoruz.
*Röportajın tamamı Yeşil İş Platformu Dergisi Ocak sayısında…
