Döngüsel ekonomi büyüyor, istihdam artıyor. Ancak Avrupa Çevre Ajansı’na göre bu büyüme henüz herkese eşit fayda sağlamıyor; dönüşümün başarısı, ekonomik kazanç ile sosyal adaletin birlikte kurgulanmasına bağlı.

Döngüsel ekonomi son yıllarda hızla büyüyen bir model olarak öne çıkıyor. Avrupa Çevre Ajansı’nın değerlendirmesine göre Avrupa’da bu alandaki istihdam 2014’ten bu yana belirgin şekilde artarak milyonlarca kişiye ulaştı. Bu tablo, sistemin ekonomik olarak karşılık bulduğunu ve giderek daha fazla sektörün bu modele dahil olduğunu gösteriyor. Ancak bu büyüme, yüzeyde görüldüğü kadar dengeli ilerlemiyor. Yeni iş alanlarının önemli bir bölümü düşük ücretli ve güvencesiz kategorilerde yoğunlaşırken, daha yüksek nitelikli ve iyi koşullara sahip pozisyonlar sınırlı bir kesimde kalıyor. Bu durum, döngüsel ekonominin mevcut haliyle sosyal eşitsizlikleri azaltmak yerine bazı alanlarda yeniden üretebildiğine işaret ediyor.
Doğru Tasarlanmalı
Ajansın vurguladığı temel nokta, döngüsel ekonomi politikalarının yalnızca çevresel hedeflere odaklanmasının yeterli olmadığı. Eğer bu dönüşüm sosyal boyut gözetilmeden ilerlerse, hem toplumsal kabul zayıflıyor hem de sistemin uzun vadeli etkisi sınırlı kalıyor. Döngüsel ekonomi yalnızca atık yönetimi ya da geri dönüşüm meselesi değil; aynı zamanda iş gücü piyasasını, üretim biçimlerini ve ekonomik fırsatları yeniden şekillendiren bir yapı. Doğru tasarlandığında kaynak kullanımını azaltırken emisyonları da düşürebiliyor. Ancak bu potansiyelin gerçekleşmesi, dönüşümün kimleri kapsadığı ve kimleri dışarıda bıraktığı sorusuna verilen yanıtla doğrudan bağlantılı. Bu nedenle tartışma artık modelin gerekliliğinden çok, nasıl uygulanacağına odaklanıyor. Çünkü döngüsel ekonomi ancak ekonomik fayda ile sosyal denge birlikte kurulduğunda gerçekten sürdürülebilir hale geliyor.
