Bilindiği üzere Türk Hava Yolları (THY), Burnham Sterling Asset Management tarafından yönetilen SAFFA Fund I LP'ye katılım sözleşmesini imzaladı. Sürdürülebilir havacılık yakıtı projelerine yatırım yapan fon, yeni üretim tesislerinin kurulmasını ve mevcut üretim kapasitesinin artırılmasını desteklemeyi hedefliyor. Havacılık sektörü, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 2-3'ünü oluştururken, sektörün net sıfır hedeflerine ulaşmasında sürdürülebilir havacılık yakıtlarının kritik rol oynaması bekleniyor. Ancak bugün en büyük sorunlardan biri, SAF'a yönelik talebin hızla artmasına karşın üretim kapasitesinin henüz yeterli seviyeye ulaşmamış olması.

Yakıt Arzını Güçlendirmeyi Hedefliyor
Uzmanlara göre birçok havayolu şirketi bugüne kadar sürdürülebilir yakıt tedarik anlaşmalarına odaklanırken, son dönemde üretim tarafını destekleyen yatırım modelleri de öne çıkmaya başladı. THY'nin SAFFA Fonu'na katılımı da bu yaklaşımın bir parçası olarak görülüyor.
Fon aracılığıyla sağlanan finansmanın, yeni SAF üretim tesislerinin devreye alınmasına katkı sağlaması ve uzun vadede küresel yakıt arzının artırılmasına destek olması hedefleniyor.
Karbon Hedeflerinde Stratejik Öneme Sahip
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve Avrupa Birliği'nin yeni düzenlemeleri doğrultusunda havayolu şirketlerinin önümüzdeki yıllarda daha fazla sürdürülebilir havacılık yakıtı kullanması bekleniyor. Bu nedenle SAF üretimine yönelik yatırımlar, yalnızca çevresel değil aynı zamanda operasyonel ve ticari açıdan da stratejik önem taşıyor. THY'nin fon yatırımı, şirketin karbon ayak izini azaltmaya yönelik uzun vadeli hedeflerini desteklerken, küresel sürdürülebilir havacılık yakıtı ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacak adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.






