Güneş paneli üretim kapasitesini artıran Peak PV, yeni yatırımlarıyla enerji depolama alanına da giriyor. Şirket, panel üretiminin ötesine geçerek batarya sistemleri, konstrüksiyon çözümleri ve enerji yönetim teknolojilerini tek çatı altında buluşturan entegre bir üretim modeline yöneliyor.

Küresel enerji dönüşümünde rekabet artık yalnızca panel üretim kapasitesiyle değil; şebeke, depolama, mühendislik ve saha yönetimini aynı yapı altında buluşturabilen şirketlerle şekilleniyor. Peak PV de son dönemde devreye aldığı kapasite artışı ve yeni nesil enerji yatırımlarıyla Türkiye’de bu dönüşümün dikkat çeken oyuncularından biri olarak öne çıkıyor. Şirketin üretim tesisi gerçekleştirilen yatırımlarla yaklaşık 30 bin metrekare kapalı alana ulaştı. Yıllık 2,5 GW güneş paneli üretim kapasitesine yönelik yatırım süreci başlatılırken, ilk etapta 1 GW’lık bölüm aktif üretime geçti. Üretilen panellerin önemli bölümü grup bünyesindeki güneş enerjisi projelerinde kullanılmaya başlandı.
PeakPV’nin yeni dönemdeki büyüme stratejisinde ise yalnızca panel üretimi değil, enerji depolama sistemleri ve entegre üretim altyapısı dikkat çekiyor. Kapasitesi genişletilen tesisin; panel üretiminin yanı sıra batarya ve konstrüksiyon üretimini de aynı çatı altında buluşturan entegre bir enerji üretim üssüne dönüştürülmesi hedefleniyor. İlk etapta 2,5 GW kurulu kapasiteyle başlaması planlanan batarya üretiminin, 2028 yılı itibarıyla 5 GW seviyesine çıkarılması öngörülüyor. Tesiste; 1C, 0,5C, 0,25C ve 1/8C uygulamalara yönelik farklı batarya çözümlerinin yanı sıra, cell’den modüle, modülden komple batarya sistemine kadar tüm süreçlerin aynı yapı içerisinde yönetilmesi hedefleniyor, ayrıca PCS ve EMS üretiminin de tesiste gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Enerji sektöründe özellikle veri merkezleri, elektrikli ulaşım, yapay zekâ yatırımları ve depolamalı yenilenebilir enerji projeleriyle birlikte elektrik altyapısına yönelik ihtiyaçların hızla arttığını belirten Peak PV Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, enerji dönüşümünün artık yalnızca üretim değil, depolama ve şebeke tarafında da yeni bir sanayi ölçeği oluşturduğunu söyledi.
Harmanlı, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Enerji dönüşümünün yeni döneminde rekabet yalnızca panel üretmekle şekillenmiyor. Depolama teknolojileri, enerji yönetimi, şebeke altyapısı ve mühendislik kabiliyeti artık aynı bütünün parçaları haline geldi. Peak PV yatırımımızı da bu uzun vadeli dönüşüm perspektifiyle konumlandırıyoruz. Hedefimiz; üretim, depolama ve enerji teknolojilerini aynı ekosistem içerisinde geliştirebilen güçlü bir sanayi altyapısı oluşturmak.”
Bu vizyonu yalnızca üretim tarafında değil, yatırım tarafında da hayata geçirdiklerini belirten Harmanlı, “Peak PV ile yenilenebilir enerjide üretimin yanı sıra yatırımcı kimliğimizi de güçlendiriyoruz. Konstrüksiyon tarafında arazi, çatı ve carport çözümlerinin tamamı Peak PV çatısı altında ilerliyor. Yatırımcı olarak Türkiye, Avrupa ve Azerbaycan’da solar ve hibrit depolama projelerinde de önemli bir pay üstleneceğiz. Bugün Romanya’da 0.25C depolama sistemiyle 150 MW’lık bir yatırımın sahibiyiz; ESCO modeli kapsamında kurulan özel amaçlı (SPV) şirketlerin sahibi ve Türkiye’de kurulan ESCO şirketlerinin ana ortaklarından biri konumundayız” diye konuştu.
Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki dönemde özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarında; yalnızca ürün satan değil, entegre enerji çözümleri sunabilen üreticilerin daha fazla öne çıkması bekleniyor. PeakPV’nin son yatırımları da bu dönüşüm sürecinde Türkiye merkezli üreticilerin küresel rekabette üst basamaklara çıkma adımlarının önemli örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.