Kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde, Türkiye’de fındık üretiminin geleceğini şekillendirecek iyi tarım uygulamaları, sosyal sorumluluk yaklaşımları ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alındı.

Sürdürülebilirlik Akademisi ve Ferrero Fındık tarafından 2 Haziran’da düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, fındık değer zincirindeki sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleşti. Sürdürülebilirlik Akademisi ve Ferrero Fındık’ın ilk kez düzenlediği zirvede, kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademiden temsilciler bir araya gelerek, Türkiye’deki fındık üretiminde sürdürülebilir bir gelecek için iyi tarım ve iyi sosyal uygulama örneklerini değerlendirdi.
Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın, 2015 yılından bu yana faaliyet gösteren Ferrero Fındık’ın “Herkes için değer yaratma’’ misyonuyla, değer zinciri faaliyetleri ve yatırımlarıyla, Türkiye’de önemli ekonomik ve sosyal etki yaratmaya odaklandığını ifade etti. Akın, konuşmasında şunları söyledi:
“Sahada fındık üreticileriyle omuz omuza çalışıyoruz”
“Ferrero Grubu, ürünlerinde kullandığı tüm hammaddelerin sosyal ve çevresel kalitesine önem vererek, tüm değer zinciri boyunca mükemmelliği hedefliyor. Ferrero’nun ürünlerinin kalbinde yer alan fındığın sürdürülebilirliği bizim için oldukça önemli. Fındık, Türkiye için çok kıymetli bir ürün ve ülkemiz dünyadaki en büyük fındık üreticisi konumunda. Fındık değer zincirinin sürdürülebilirliğini desteklemeyi amaçlayan, insana, ekime ve hasada odaklanan Ferrero Değerli Tarım (FFV) programını 2012’den bu yana yürütüyoruz. Sivil toplum kuruluşları ve yerel topluluklarla iş birlikleri kurarak yürüttüğümüz programda, tüm Karadeniz’e yayılan ekibimizle sahada fındık üreticileriyle omuz omuza çalışarak ilerliyoruz. Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’ni, fındık ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirerek, iyi uygulamaları paylaşmak, iş birliğini güçlendirmek ve birlikte daha sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturma hedefiyle gerçekleştirdik. Ferrero Fındık olarak, iş birliklerimizi güçlendirerek sektöre katkı sağlamaya devam edeceğiz.”
“Fındığın geleceği tüm paydaşların ortak sorumluluğu”
Zirvede açılış konuşması yapan Türkiye Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa, “Fındığın sürdürülebilir geleceği, üreticiden tedarik zincirine, kamu kurumlarından özel sektöre, sivil toplumdan akademiye kadar tüm paydaşların ortak sorumluluk almasıyla mümkün. İklim krizi, kaynakların verimli kullanımı, kırsal kalkınma, insan hakları ve izlenebilirlik gibi başlıklar tarımsal üretimin geleceğini doğrudan şekillendiriyor. Bu nedenle fındık değer zincirinde sürdürülebilirliği konuşmak, yalnızca bugünün üretimini değil, gelecek nesillerin refahını, toprağın bereketini ve Türkiye’nin küresel rekabet gücünü de konuşmak anlamına geliyor. Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nin iyi uygulamaların paylaşılmasına, ortak aklın güçlenmesine ve fındık ekosisteminde kalıcı etki yaratacak iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
“Türkiye’de fındık üretiminde verimliliğin iyileştirilmesi gerekiyor”
İyi Tarım Uygulamalarının paylaşıldığı zirvenin ilk oturumunda, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Yalçın Ocak fındık tarımında zararlı yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Bitki Sağlığı Bölüm Başkanı Dr. Ebru Gümüş ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Tuncer ise fındık tarımında zararlı yönetiminde çevre dostu uygulamalarının önemine değindi.
Prof. Dr. Celal Tuncer konuşmasında, “Dünya fındık üretiminde artmakta olan uluslararası rekabet konusundaki son gelişmeler, Türkiye fındık üretiminin sürdürülebilirliği bakımından mevcut verimlilik sorununu daha dikkat çekici bir hale getiriyor. Diğer birçok etkene ilave olarak, fındık zararlı ve hastalıkları verimi ve kaliteyi yüzde 50’ye varan oranda etkileyebiliyor. Ülkemiz için yeni bir istilacı böcek türü olan ve özellikle son yıllarda fındığa ciddi oranda zarar veren kahverengi kokarca öne çıkıyor. Fındık zararlı ve hastalıklarıyla mücadelenin sürdürülebilirliğe ve verimliliğe odaklanan bir anlayışla, iyileştirme yapılarak yönetilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“İnsana yakışır iş ve sürdürülebilirlik birlikte ilerlemeli”
İyi Sosyal Uygulamaların ele alındığı ve moderatörlüğünü gazeteci Vahap Munyar’ın yaptığı ikinci oturuma, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Yardımcısı Suat Dede ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Genel Müdürü Sait Tosyalı katıldı.
ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan, sürdürülebilir fındık üretiminde güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarının önemini vurgulayarak, şunları söyledi: “ILO olarak, tarımsal değer zincirlerinde, verimliliği ve inovasyonu artıran, daha iyi işler yaratan, çalışanları ve ailelerini koruyan, çocuk işçiliğini önleyen, kayıt dışılıkla mücadele eden, güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarını sağlayan ve sosyal korumaya erişimi genişleten yatırım ve girişimciliği teşvik ediyoruz. Türkiye’de ve küresel düzeyde yürüttüğümüz çalışmalarla, özellikle gençler için sosyal adaletin, sorumlu iş yapma anlayışının, beceri gelişiminin ve insana yakışır istihdam fırsatlarının geliştirilmesinde paydaşlarımızı destekliyoruz. Türkiye’de fındık sektörü çok paydaşlı iş birliği yoluyla rekabet gücünün, sürdürülebilirliğin ve insana yakışır işin birlikte ilerleyebileceğini gösteren güçlü bir potansiyele sahip.”
“Sürdürülebilirlik çocukların eğitimine erişimi de kapsıyor”
TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı konuşmasında, fındık üretiminde mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının eğitimini desteklemenin önemine değinerek, “Ferrero ile yıllara dayanan güçlü iş birliğimiz ve beş yıldır devam eden ‘Dört Mevsim Eğitim’ projesiyle, mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarını güvenli ve donanımlı öğrenme ortamlarıyla buluşturuyoruz. 2021’den bu yana 243 çocuğumuzun bilimden sanata, spordan sosyal-duygusal becerilere kadar çok yönlü gelişimlerine, hayal kurma ve birlikte üretme heyecanlarına ortak olduk. Sürdürülebilirliğin yalnızca üretim süreçleriyle değil, çocukların eğitime erişimini destekleyen insan odaklı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu proje, özel sektör ve sivil toplum dayanışmasının, çocukların hayatında nasıl derin ve kalıcı bir iz bırakabileceğinin en ilham verici örneklerinden. Ferrero’nun destekleriyle ‘Eğitim engel tanımasın, çocuklarımızın hayalleri hep aydınlansın’ diyerek, çocuklarımız neredeyse biz de orada olmaya devam edeceğiz” dedi.
Fındık üreticileri deneyimlerini paylaştı
Zirvede FFV programına gönüllülük esasıyla katılan ve uzun yıllardır program kapsamında eğitim, danışmanlık ve bilgi desteği alan fındık üreticileri de deneyimlerini paylaştı. Sakarya’dan fındık üreticisi Kadir Tike, “Bahçemizde yıllardır emek veriyoruz ama eğitimlerle birlikte bazı uygulamalara daha farklı bakmaya başladık. Özellikle zararlılarla mücadele ve bakım süreçlerinde öğrendiğimiz yöntemlerin verime olumlu katkısını gördük” dedi. Fındık üreticisi Aysel Kahveci ise “Ziraat Mühendisi uzmanlardan aldığımız eğitimler ve sürekli danışmanlık sayesinde öğrendiğimiz doğru budama ve gübreleme yöntemlerini uygulayınca bahçemizin verimi belirgin şekilde arttı” diye konuştu.
