Küresel Google arama verileri, veganlık ve bitki temelli beslenmeye olan ilginin iklim değişikliği aramalarını geride bıraktığını gösteriyor. Sürdürülebilirlik artık büyük kavramlardan çok, gündelik tercihler üzerinden konuşuluyor.

Son yıllarda dünya genelinde Google’da yapılan aramalar ilginç bir gerçeğe işaret ediyor: İnsanlar iklim krizini tartışmaktan çok, ne yiyeceklerini sorguluyor. “Vegan”, “bitki temelli beslenme” ve benzeri aramalar, küresel ölçekte “iklim değişikliği” başlığını geride bırakmış durumda. Bu tablo, sürdürülebilir yaşamın teorik bir tartışma olmaktan çıkıp mutfağa, market rafına ve günlük alışkanlıklara indiğini gösteriyor. İnsanlar artık büyük çevre meselelerini soyut başlıklar altında değil, kendi hayatlarına dokunan pratik sorular üzerinden ele alıyor: Bugün ne yesem, nasıl daha az et tüketsem, hangi ürünü seçsem? Bu değişim iş dünyasını da doğrudan etkiliyor; gıda markaları, perakendeciler ve restoranlar bitki temelli ürünleri niş bir alternatif olarak değil, ana akım bir talep olarak görmeye başlıyor.
Flexitarian beslenmenin yaygınlaşması da bu dönüşümün bir parçası; herkes vegan olmak zorunda hissetmiyor ama çoğu insan daha az et tüketmeyi bilinçli bir tercih olarak benimsiyor. Türkiye’de de benzer bir eğilim var: Bitki temelli ürünler daha görünür, daha ulaşılabilir ve daha “normal” hale geliyor. Google arama verileri bize şunu söylüyor: Sürdürülebilirlik artık yalnızca konuşulan bir mesele değil; insanlar onu tabaklarında, alışveriş sepetlerinde ve günlük kararlarında yaşamaya başlamış durumda.
