Watsons Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş, “Watsons Türkiye olarak, dünyanın 31 pazarında faaliyet gösteren AS Watson Group’un bir parçası olmanın sorumluluğuyla küresel sürdürülebilirlik hedeflerimizi yerel aksiyonlarla destekliyoruz” dedi.

Röptj: Nüshet Çamuşoğlu
Güzellik ve kişisel bakım perakende sektörü denince akla gelen markalardan biri olan Watsons sürdürülebilirliği iş modelinin merkezine alıyor. Bu konuda yaptığı aksiyonlarla adeta bir örnek oluyor. Marka tedarik zincirinden mağaza operasyonlarına, ambalaj atıklarının azaltılmasından dijitalleşmeye kadar birçok alanda sorumluluk almaya devam ediyor. Watsons İyilik Hareketi kapsamında hayata geçirilen “Ormanlarımızı Büyütmeye Çağırıyor” projesiyle çevresel etkiyi artırıyor. Yeşil İş Platformu olarak gerçekleştirdiğimiz bu röportajda, Watsons Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş, sürdürülebilirlik vizyonlarını, yürüttükleri projeleri ve sektörün çevresel sorumluluklarını nasıl şekillendirdiklerini anlattı.
Güzellik ve kişisel bakım perakende sektörünün sürdürülebilirlik alanında yapması gerekenler nelerdir?
Güzellik ve kişisel bakım perakende sektörü, doğrudan tüketiciyle temas ettiği için sürdürülebilirlik konusunda dönüştürücü bir güce sahip. Watsons Türkiye olarak, sektörümüzde sürdürülebilirlik raporu yayınlayan ilk ve tek marka olmanın sorumluluğuyla, bu dönüşümde yalnızca uygulayıcı değil aynı zamanda yol gösterici bir rol üstleniyoruz. 185 yıllık global perakende deneyimimiz de bu vizyonun arkasındaki en güçlü dayanaklardan biri. Bu vizyon doğrultusunda, sektör olarak yapmamız gereken en temel şey, sürdürülebilirliği bir “seçenek” olmaktan çıkarıp iş modelimizin merkezine yerleştirmek. Tedarik zincirinden mağaza operasyonlarına, ambalaj atıklarının azaltılmasından çevre dostu içeriklerin teşvik edilmesine kadar uçtan uca bir sorumluluk almalıyız. Özellikle tüketicinin değişen beklentilerine yanıt verirken, onlara sadece kaliteli ürün değil, aynı zamanda gezegenimize saygılı alternatifler sunmak sektörün asli görevi haline geldi. Biz de Watsons Türkiye’yi, yalnızca perakende alanında değil, sürdürülebilirlik odağında değer üreten ve yatırım yapan bir marka olarak konumlandırıyoruz.

Watsons Türkiye iklim kriziyle mücadele kapsamında nasıl çalışmalar yürütüyor? Sıfır atık konusunda nasıl bir yol izliyorsunuz?
Watsons Türkiye olarak, dünyanın 31 pazarında faaliyet gösteren AS Watson Group’un bir parçası olmanın sorumluluğuyla küresel sürdürülebilirlik hedeflerimizi yerel aksiyonlarla destekliyoruz. İklim kriziyle mücadelede özellikle lojistik ve operasyonel verimlilik en önemli odak alanlarımız arasında yer alıyor. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz yeni nesil dağıtım merkezimizle lojistik altyapımızı hem daha çevreci hem de daha verimli hale getiriyoruz.
Sıfır atık yaklaşımı
Sıfır atık yaklaşımımız kapsamında ise mağazalarımızda konumlandırdığımız geri dönüşüm üniteleri ve operasyonel süreçlerimizde kâğıt ile plastik kullanımını azaltan dijitalleşme adımlarımızla (O+O stratejimiz) atık oluşumunu kaynağında azaltmayı hedefliyoruz. Dijitalleşmeyi sadece müşteri deneyimini geliştiren bir unsur olarak değil, aynı zamanda çevresel etkimizi azaltan önemli bir kaldıraç olarak görüyoruz.
Enerji verimliliği de öncelikli gündem maddelerimizden biri. Tükettiğimiz elektriği düzenli olarak takip ediyor, oluşturulan alarm sistemleri sayesinde hızlı aksiyon alarak tasarruf sağlıyoruz. 2025 yılında toplam enerji tüketimimiz artan mağaza metrekarelerine bağlı olarak nominal bazda artmış olsa da, verimlilik odaklı uygulamalarımız sayesinde metrekare başına düşen enerji tüketimini yüzde 1 oranında azaltmayı başardık. Bu sonuç, büyürken aynı zamanda daha verimli olabileceğimizi göstermesi açısından bizim için büyük önem taşıyor.

Atık yönetimi konusunda da sistematik bir yaklaşım benimsiyoruz. Cadde mağazalarımızda Sıfır Atık Yönetim Sistemi kapsamında atıklar ayrıştırılarak toplanıyor ve oluşan atık miktarları düzenli olarak takip ediliyor. Dağıtım merkezimizde ise çevre danışmanlığı hizmeti alarak tüm süreçlerimizi mevzuata uygun şekilde yürütüyoruz. Tehlikeli ve tehlikesiz atıklar lisanslı firmalara teslim edilirken, tüm atık verileri kayıt altına alınarak düzenli olarak izleniyor.
Yeşil mağaza konsepti
Sürdürülebilir mağazacılık anlayışımızın somut örneklerinden biri ise İstanbul Emaar Square’deki mağazamızda hayata geçirdiğimiz yeşil mağaza uygulamaları. Bu mağazamızda dijital ekranlar ve QR kod uygulamaları sayesinde basılı materyal kullanımını azaltırken, kurulan geri dönüşüm cihazı ile ambalaj atıklarının ayrıştırılmasını sağlıyoruz.
Yeşil mağaza konseptimiz kapsamında enerji verimliliğini artıran, emisyonları ve atıkları azaltan uygulamalarla mağazalarımızı daha düşük çevresel etkiye sahip alanlara dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda tüm mağazalarımızda sürdürülebilirlik kültürünü güçlendiren uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Mağaza içi iletişimde basılı görseller yerine dijital ekran kullanımını artırıyor, QR kod uygulamalarıyla müşterilerimizi doğrudan web sitemize yönlendirerek hem bilgiye erişimi kolaylaştırıyor hem de kaynak kullanımını azaltıyoruz.
Operasyonel süreçlerimizde de döngüsel ekonomi yaklaşımını benimsiyoruz. Kullanım ömrünü tamamlamış metal ekipmanları bakım ve yenileme süreçlerinden geçirerek yeniden kullanıyor, aydınlatma ekipmanlarımızı çip değişimleri ve bakım uygulamalarıyla tekrar değerlendirmeye alıyoruz. Tüm mağazalarımızda, depo alanları dahil olmak üzere, yüksek verimlilik sağlayan LED armatürler kullanıyoruz.
Yeni mağaza açılışları ve tadilat süreçlerinde sorumlu malzeme kullanımını önceliklendiriyor, daha sürdürülebilir alternatifleri tercih ediyoruz. Kapanan mağazalarımızdan çıkan elektrik panosu, klima ve hava perdesi gibi ekipmanları bakım ve onarım süreçlerinden geçirerek farklı mağazalarımızda yeniden değerlendiriyoruz. Ayrıca tabela ve logolarımızın düzenli bakımlarını yaptırarak kullanım ömürlerini uzatıyoruz.
Watsons Türkiye olarak sürdürülebilirliği sadece bir hedef değil, iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Attığımız her adımda çevresel etkimizi azaltmayı, kaynakları daha verimli kullanmayı ve daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk almayı önceliğimiz olarak konumlandırıyoruz.

Müşterilerin sürdürülebilir ürünlere yönelmesini desteklemek adına ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?
Watsons İyilik Hareketi çatısı altındaki projelerimizle 2019’dan beri müşterilerimizi daha iyi bir dünyayı birlikte inşa etmeye davet ediyoruz. Sürdürülebilir Yaşam Ürünleri kategorimizle, bilinçli tüketimi bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp herkes için erişilebilir kılıyoruz. Bugün ciromuzun %10’undan fazlasını bu ürünlerin oluşturması, stratejimizin ne kadar doğru olduğunun kanıtı. 12 milyonu aşkın Watsons Club üyemiz, bizden aldıkları her ürünle aslında Türkiye’nin 40’a yakın ilindeki Watsons Ormanları’na katkı sağlıyor. Böylece, müşterilerimizle birlikte, alışverişi toplumsal bir faydaya dönüştürüyoruz.
Watsons İyilik Hareketi “Ormanlarımızı Büyütmeye Çağırıyor” projesi nasıl ortaya çıktı? Projenin çevresel etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Watsons Türkiye olarak bu proje sadece bir ağaçlandırma çalışması değil, perakende sektöründe benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği oldu. Sektör lideri olarak sadece ticari büyümeye değil, kolektif bir iyilik hareketine öncülük etmek istedik. Yarım milyon fidanın yarattığı ekolojik değer paha biçilemez; ancak projenin asıl etkisi, yarattığı iyilik hareketidir. Bu projemiz ile 40’a yakın ile yayılan hatıra ormanları, iklim kriziyle mücadelede karbon ayak izimizi dengeleme yolunda attığımız en somut ve heyecan verici adımlardan biri.
Projemizin çevresel etkisi sadece dikilen fidanlarla sınırlı kalmıyor, aynı zamanda binlerce müşterimizde ve iş ortağımızda bir çevre bilinci oluşturmayı amaçlıyoruz. Proje kapsamında bugüne kadar toprakla buluşturulan 500 bin fidanın 150 bini, yangınlardan etkilenen Çanakkale, Hatay, Adana, Denizli, Muğla, İzmir, Mersin, Osmaniye, Bolu ve Aydın illerindeki orman alanlarının yeniden yeşertilmesi için ağaçlandırma çalışmalarında kullanıldı.
Watsons İyilik Hareketi “Ormanlarımızı Büyütmeye Çağırıyor” projesi kapsamında yüzün üzerinde markayla nasıl iş birliği gerçekleştirdiniz?
Watsons Türkiye olarak, büyük ve çok paydaşlı bir ekosistemin parçasıyız. Mağazalarımızda 10 binden fazla ürünü tüketicilerle buluştururken, tedarikçilerimizden iş ortaklarımıza kadar uzanan bu geniş ağı bir “iyilik hareketine” dönüştürme sorumluluğu taşıyoruz. 100’ün üzerinde markayı bu projeye dahil ederken, kolektif hareket etmenin bireysel çabalardan çok daha anlamlı ve etkili olduğunun farkındalığıyla hareket ettik. Sürdürülebilirliğin rekabet üstü bir konu olduğu vizyonuyla, paydaşlarımızı bu iyilik hareketinin bir parçası olmaya davet ettik. İş ortaklarımızla gerçekleştirdiğimiz kategori bazlı kampanyalar ve özel iş birlikleri sayesinde, her satışın bir doğa yatırımına dönüşmesini sağladık. Bugün geldiğimiz noktada, bu başarıyı birlikte hareket ederek mümkün kılabildiğimizi net bir şekilde görüyoruz. Bu kolektif çaba, perakende sektöründe benzeri az bulunan bir dayanışma örneği oluşturuyor.
2030 yılına kadar 1 milyon fidana ulaşma hedefi doğrultusunda nasıl çalışmalar yürütüyorsunuz?
1 milyon fidan hedefi bizim için uzun vadeli bir taahhüt. Bu doğrultuda hem mağaza içi aktivitelerimizle hem de dijital kanallarımızla tedarikçilerimizi ve iş ortaklarımızı teşvik ediyoruz. Her yıl artan marka katılımıyla büyüyen proje, ormansızlaşmayla mücadeleye katkı sağlıyor. Tüketicilerin sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığı ve vizyonu da bu yolculuğun görünürlüğünü ve etkisini güçlendiriyor. Artan mağaza sayımız ve genişleyen lojistik ağımız, bu projeyi Türkiye’nin her köşesine yaymamızı hızlandıracak. 2030 yılına kadar Türkiye’nin dört bir yanında Watsons Ormanları’nı yeşertmeye kararlıyız.
