5 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye’nin bakliyat sektöründeki öncü markalarından Reis Gıda, üretimden ihracata uzanan yolculuğunu sürdürülebilirlik odağında şekillendiriyor.

Röportaj: Nüshet Çamuşoğlu
Şirketin ikinci kuşak temsilcisi ve Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun; Yeşil İş Platformu Dergisi’ne verdiği röportajda sürdürülebilir tarım uygulamalarını, kadın çiftçilerle yürütülen projeleri, iklim krizine karşı geliştirilen yol haritasını ve iş dünyasında kadın liderliğinin dönüştürücü gücünü anlattı.
Öncelikle sizi ve ekibinizi tanıyabilir miyiz?
Ben Işılay Reis Yorgun. Reis Gıda’da ikinci kuşak temsilci ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyorum. Bu yıl 45. kuruluş yılını kutlayan şirketimizde üretim, ticaret ve değer odaklı büyüme anlayışını esas alarak çalışmalarımı sürdürüyorum.
Aldığımız her kararı ticari hedeflerin ötesinde, kuşaklar arası sorumluluk ve sürdürülebilir değer yaratma anlayışıyla ele alıyoruz. Eğitim ve yüksek lisans sürecimin ardından bir dönem gazetecilik yaptım. Bu deneyim, analiz gücümü, stratejik bakış açımı ve iletişim yetkinliğimi geliştirmemde önemli rol oynadı. Ardından Reis Gıda’da tam zamanlı olarak görev almaya başladım.
Üretimden lojistiğe, muhasebeden finansa kadar farklı departmanlarda aktif sorumluluk üstlenmem, bugün yürüttüğüm görevde bütüncül bir yönetim perspektifi kazanmamı sağladı.
Kariyerimde insan odaklı ve sürdürülebilir büyümeyi merkeze alan bir yaklaşımı benimsiyorum. İhracat stratejilerimizi güçlendirerek markamızın uluslararası pazarlardaki konumunu daha görünür ve rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz. Ticari büyümeyi sürdürülebilir tarım ve sorumlu üretim anlayışıyla birlikte ilerletmek temel vizyonumuzu oluşturuyor.
2019 yılında başlattığımız Reis Bakliyat Köyleri Projesi bu yaklaşımın en somut örneklerinden biridir. Kadın çiftçilerle iş birliği içinde üretim yapılması amacıyla yürüttüğümüz bu proje ile hem kırsal kalkınmaya hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı hedefliyoruz.
Kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendirmek ve girişimcilik ekosisteminde daha aktif rol almalarını desteklemek benim için öncelikli başlıklardan biridir. Bu kapsamda sivil toplum ve sektör temsili alanında aktif görevler üstleniyorum.
2015 yılından bu yana KASİAD Yönetim Kurulu Üyesiyim.
2018–2022 yılları arasında İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği ve TİM Delegeliği görevlerini yürüttüm.
2019 yılında TİM Kadın Konseyi üyeliğine seçildim.
2022 yılında İstanbul Ticaret Borsası Meclis Üyesi ve Bakliyat Ticareti Komitesi Başkanı olarak görev almaya başladım; aynı yıl TOBB Delegesi ve TOBB Kadın Çalışmaları Kurulu Üyesi oldum.
2023 yılında TOBB İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkan Yardımcılığı görevini üstlendim.
2025 yılında ise TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurul Üyesi olarak seçildim.
Ayrıca 2021 yılından bu yana AIPA Yapay Zeka Politikaları Derneği üyesi olarak teknoloji ve yapay zeka alanındaki çalışmalara katkı sağlıyorum.
Tarım sektörüne değer katmak, yerli üretimi güçlendirmek ve Türk markalarını küresel pazarlarda daha güçlü temsil etmek benim için bir sorumluluk. Reis Gıda’da üretimden kaliteye, Ar-Ge’den ihracata kadar alanında uzman bir ekiple, ortak akıl ve güçlü kurum kültürü çerçevesinde çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Evli ve iki çocuk annesiyim.
Başarıyı; sürdürülebilirlik, toplumsal katkı ve kalıcı değer üretimini kapsayan bütünsel bir vizyon olarak görüyorum. Bu perspektifle Reis Gıda’yı geleceğe taşımaya odaklanıyorum.
İstanbul’daki üretim tesislerinizde atık yönetimi nasıl ele alınıyor? Su ve enerji verimliliği konusunda neler yapıyorsunuz?
Sürdürülebilirlik bizim için operasyonel kararların ayrılmaz bir parçasıdır. Değer zincirinin tamamında kaynak kullanımını optimize eden ve çevresel etkiyi yöneten entegre bir sistemle ilerliyoruz.
Tarım tarafında sözleşmeli üretim modeliyle planlı ve izlenebilir bir yapı kurduk. Yerli ve sertifikalı tohum kullanımını destekleyerek hem üretim güvenliğini hem de bölgesel kalkınmayı güçlendiriyoruz.
Baklagillerin toprak sağlığını destekleyen yapısı, üretimde daha dengeli ve çevre dostu bir model oluşturmamıza katkı sağlıyor.
İstanbul’daki üretim tesislerimizde enerji verimliliği yüksek makine parkurları kullanıyor, performans analizleriyle tüketimi sürekli izliyoruz. Sortex teknolojisi sayesinde ürün kaybını azaltarak kaynak kullanımını optimize ediyoruz.
Atık yönetiminde sistematik bir yaklaşım benimsiyoruz ve Sıfır Atık Belgesi’ne sahibiz. Geri dönüştürülebilir atıkları ayrıştırıyor ve üretim yan ürünlerini geri kazanım süreçlerine dahil ediyoruz.
Ambalaj tarafında malzeme verimliliği çalışmaları yürütürken, lojistikte rota planlaması ve yük optimizasyonu ile yakıt tüketimini azaltıyoruz.
*Röportajın tamamına Yeşil İş Platformu Dergisi Mart sayısından ulaşabilirsiniz.
