Antarktika’nın en hızlı eriyen devasa kütlesi Thwaites Kıyamet Buzulu, okyanusun alttan yürüttüğü gizli savaşı aydınlatmak için tarihin en zorlu derin sondaj operasyonuna sahne oluyor. Sonuç şimdilik başarısız…

Dünya iklim krizini Paris Anlaşması ve karbon kotalarıyla tartışadursun, Antarktika’nın batısında “Kıyamet Buzulu” (Thwaites) kendi sessiz kışını yaşıyor; daha doğrusu yaşayamıyor. New York Times’ın ekibiyle yerinde takip ettiği son haber, İngiliz ve Koreli araştırmacıların bu devasa buz kütlesinin en erişilmez noktasına ulaştığını müjdeliyor. Yaklaşık Florida büyüklüğündeki bu buzulun tamamen çökmesi, küresel deniz seviyelerini 60 santimetreden fazla yükseltme potansiyeline sahip. Yani bugün Londra’dan New York’a kadar sahil şeridinde oturan herkesin kaderi, aslında bu ıssız beyazlığın altındaki sıcak su akıntılarına bağlı.
Tutunma Hattı
Haberin can alıcı noktası ise sondajın tekniğinde saklı. Bilim insanları, buzulun ana gövdesinde ilk kez “sıcak su sondajı” kullanarak tam 1000 metre derinliğe iniyor. Amaç, buzulun deniz tabanından ayrılıp yüzmeye başladığı o kritik “tutunma hattına” ulaşmak. Çünkü asıl yıkım yukarımızdaki güneşten değil, buzulun altına sızan ve onu adeta bir içten içe kemiren ılık okyanus suyundan geliyor. Sondajla yerleştirilecek sensörler, bize tarihimizde ilk kez bu erimenin gerçek zamanlı verilerini sunacak.
Buraya kadar her şey merak uyandırıcı ama son haberler can sıkıcı. Maalesef bu çalışma istenilen başarıyı sağlayamamış görünüyor şu aşamada. Unutmayalım; eğer Thwaites çökerse, arkasındaki Batı Antarktika Buz Tabakası’nı da beraberinde sürükleyebilir ki bu da 3 metrelik bir deniz seviyesi artışı anlamına geliyor. Buzun 1000 metre altındaki bu sıcak su savaşı, aslında bizim sahil şehirlerimizin gelecekteki haritasını çiziyor. Belki de en büyük ironi, buzulun erimesini durdurmak için üretilen “buz perdeleri” gibi devasa mühendislik fikirlerinin artık bilim kurgu olmaktan çıkıp ciddi ciddi masaya yatırılması. Biraz reklam spotu gibi olacak ama inanın gelecek de bir gün gelecek…
Kaynak: NewYork Times
