Kış ortasında açan papatyalar kulağa masum geliyor olabilir. Ama uzmanlara göre bu manzara romantik değil, doğa açısından endişe verici. Beklenmedik yabani çiçeklenmelerinin, iklim krizinin “sessiz ama görünür” uyarılarından oldukları net…

Kışın ortasında çiçek açan bir kır manzarası… İlk bakışta umut verici, hatta biraz şiirsel. Ancak Avrupa’nın farklı bölgelerinde bu yıl gözlemlenen yoğun yabani çiçeklenme, bilim insanlarını heyecanlandırmaktan çok düşündürüyor. Çünkü mesele çiçeklerin güzelliği değil; neden yanlış zamanda açtıkları!
Normal koşullarda baharı beklemesi gereken pek çok yabani bitki türü, alışılmadık derecede ılık geçen kış aylarını “mevsim değişti” sanarak çiçeklenmeye başladı. Uzmanlara göre bu durum, iklim krizinin doğa üzerindeki etkilerinin artık soyut verilerle değil, gözle görülebilen işaretlerle ortaya çıkmaya başladığını gösteriyor. Sorun şu: Bitkiler erken açtığında ekosistemin geri kalanı onlara ayak uyduramıyor. Tozlaşmayı sağlayacak böcekler henüz ortada yok, ani bir soğuk hava dalgası ise bu çiçekleri bir gecede yok edebiliyor. Yani erken gelen bahar, doğa için bir avantaj değil; tam tersine kırılganlık yaratıyor.
Bilim insanları bu durumu “iklim aşırılıklarının görünür sinyali” olarak tanımlıyor. Küresel sıcaklık artışı, mevsimlerin sınırlarını bulanıklaştırırken, doğanın binlerce yılda kurduğu hassas zamanlamayı da bozuyor. Bugün kışın açan çiçekler masum bir detay gibi görünse de, yarın tarım takvimlerinden gıda güvenliğine kadar uzanan daha büyük sorunların habercisi olabilir. Uzun lafın kısası, bu çiçekler iyiye işaret değil.
