Üretim tesislerinde büyük su havuzları bulunuyor ve kullanılan su tamamen geri dönüştürülüyor. İsrafın önüne geçmek Porcelanosa için temel bir ilke.

Röportaj: Nüshet Çamuşoğlu
İspanya kökenli seramik ve yapı malzemeleri devi Porcelanosa, seramik, vitrifiye, banyo ve mutfak çözümleriyle sadece estetik ve kaliteyi değil; sürdürülebilirliği de odağına alıyor. Üretim bandında neredeyse hiç atık oluşmayan şirket, tozlardan yapıştırıcılara kadar her küçük parçayı geri dönüştürerek yeni ürünler geliştiriyor. Bu yaklaşım, geçtiğimiz yıl tanıtılan Undora duvar plakasıyla somut bir örnek buldu: Tamamen üretim atıklarından üretilen Undora, esnek, estetik ve mimari olarak şekillendirilebilir özellikle- riyle tasarım dünyasında dikkat çekiyor. Türkiye pazarındaki faaliyetlerini ise Porcelanosa Associate İstanbul Kurucu Ortağı Sibel Taşpınar yürütüyor. Taşpınar öncülüğünde açılan yeni showroom, şirketin sürdürülebilir yaklaşımını ve geniş ürün yelpazesini tek çatı altında kullanıcılarla buluşturuyor. Porcelanosa’nın vizyonu, yalnızca çevreci üretim yapmakla sınırlı değil; enerji ve su tasarrufunu sağlamak, karbon salınımını azaltmak ve ürünlerin geri dönüştürülmüş malzemelerle üretilmesini garanti altına almak da öncelikleri arasında.
Öncelikle Porcelanosa markasını kısaca tanıyabilir miyiz?
Porselanosa, kökeni İspanya’ya dayanan, seramik ve vitrifiye alanında uzmanlaşmış ama aynı zamanda büyük, uluslararası bir firmadır. Porcelanosa grubu çatısı altında farklı alanlarda faaliyet gösteren markalar da bulunmaktadır. Örneğin, Noken markamız vitrifiye, batarya, küvet alanında; Gamadecor mobilya, banyo ve mutfak dolapları alanında, büyük ebatlı seramik alanında Xlight ve Xtone, doğal taş, parke, mozaik vs. alanında L’antic Colonial ayrıca, teknik çözümler üreten Butech gibi markalarımız da mevcut. Biz sadece müşteriye banyo ve mutfak ürünleri sunmakla kalmıyoruz, aynı zamanda, o ürünün nasıl uygulanacağına ve nasıl kullanılacağına kadar teknik destek sağlıyoruz. Porcelanosa çatısı altında yer alan bir diğer önemli markamız Krion (Surface). Bu marka, solid surface yani kompozit yüzey malzemesinin daha gelişmiş ve çevreci bir versiyonuyla çalışıyor. Krion malzemesini dış cephe, tezgâhlar ve birçok farklı alanda görebilirsiniz. Aslında kullanım alanları her geçen gün daha da artıyor. Hatta burada gördüğünüz bazı masalar da bu malzemeden üretilmiştir. Porcelanosa Associate siste- minde Türkiye’de ilk İstanbul’da bu showroom açılarak ve İstanbul’dan başlayarak tüm Türkiye’ye dağıtım yapmayı hedefliyoruz. Porcelanosa’nın bütün ürün gamını bir arada bulabileceğiniz tek mağaza burasıdır.
Üretim sürecinde enerji ve su tüketimini azaltmak, karbon salınımını düşürmek için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Çevre politikalarına dönecek olursak, Porcelanosa zaten kuruluşundan bu yana çevreye duyarlı bir politika izliyor. Bu yaklaşım sadece bir reklam stratejisi ya da pazarlama söylemi değil. Özellikle ikinci kuşağın şirkette aktif rol almasıyla, çevre konusuna verilen önem çok daha arttı. Porcelanosa bir aile şirketi olduğu için, her yeni jenerasyon markayı daha da çevreci bir yöne taşıyor. Bugün baktığımızda, bu çevreci yaklaşım sadece sözde değil; somut olarak belgelenmiş çevre standartları ve sürdürülebilirlik sertifikalarıyla da destekleniyor. Üretim süreçlerimizde en önemli konulardan biri su tüketimi. Porcelanosa’nın bu konuda gerçekten örnek alınacak bir sistemi var. Üretim tesislerinde büyük su havuzları bulunuyor ve kullanılan su tamamen geri dönüştürülüyor. Yani neredeyse %100 oranında suyun yeniden kullanımı sağlanıyor. İsrafın önüne geçmek Porcelanosa için temel bir ilke.
- Röportajın tamamına Yeşil İş Platformu dergisi Aralık sayısından ulaşabilirsiniz.
