İklim Ağı, İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin COP31 ev sahipliğinin gerçek bir iklim dönüşümüne kapı açması gerektiğini vurguladı. Sivil toplum temsilcileri, kömürden çıkış için net bir yol haritası çağrısı yaptı.

Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği adaylığı, iklim politikaları açısından yeni bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. İklim alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu İklim Ağı, İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin bu süreci yalnızca diplomatik bir prestij meselesi olarak görmemesi gerektiğini vurguladı.
Toplantıda yapılan açıklamada, küresel iklim krizinin hızla derinleştiği bir dönemde Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı bir zirvenin güçlü ve somut adımlarla desteklenmesi gerektiği ifade edildi. Bu noktada en kritik başlıklardan biri ise kömür politikaları.
İklim Ağı temsilcilerine göre Türkiye’nin iklim hedefleri ile mevcut enerji politikaları arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunuyor. Kömür yatırımlarının devam etmesi, ülkenin emisyonlarının önümüzdeki yıllarda düşmek yerine artma riski taşıdığı anlamına geliyor.
Bu nedenle sivil toplum kuruluşları Türkiye’nin COP31 sürecine giderken kömürden çıkış için net bir yol haritası açıklamasını talep ediyor. Böyle bir adımın hem uluslararası iklim politikalarında güven oluşturacağı hem de enerji dönüşümünü hızlandıracağı ifade ediliyor.
Açıklamada ayrıca iklim politikalarının yalnızca enerji üretimiyle sınırlı olmadığı, aynı zamanda adil bir dönüşüm süreci gerektirdiği de vurgulandı. Enerji sisteminin dönüşürken çalışanların, yerel ekonomilerin ve kırılgan toplulukların da gözetilmesi gerektiği belirtildi.
