“Beymen Group olarak, moda; kendimize yakışanı giymek kadar kendimize yakışanı yapmak. Döngüsel modada öncü olmaya sözümüz var! diyerek sürdürülebilirlik taahhütlerimizi somut, şeffaf ve ölçülebilir aksiyonlara dönüştürdük.”

Röportaj: Eda Ünsün
Türkiye’nin lider lüks moda perakendecisi olarak sürdürülebilirliği bir vizyon meselesi olarak sahiplendiniz. Bu yolculuğun çıkış noktasında sizi en çok etkileyen ne oldu, Beymen Group’un sürdürülebilirlik yolculuğu nasıl başladı?
Elif Çapçı: Dünyamızda yaşanan krizlerin etkilerini derinden hissettiğimiz bir dönemdeyiz. İklim krizi ise iş dünyası açısından her geçen gün daha da ciddi bir sürdürülebilirlik riskine dönüşüyor, devletleri, kurumları, özel sektörü ve tüketicileri daha sürdürülebilir çözümler arama yoluna itiyor. Toplumun lüks sektöründen beklentileri de bu doğrultuda değişiyor. Lüks artık yalnızca yaratıcı düşünce ve inovatif tasarımla değil toplumsal alanlarda da öncü ve yol gösterici bir rol üstleniyor.
Beymen Group olarak, bu sorumluluğun ve sahip olduğumuz etki gücünün bilinciyle hareket ediyor; çevresel, toplumsal ve yönetişimsel dönüşümü önceliklendiriyor ve kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Bugüne dek hayata geçirdiğimiz projeleri ve uzun vadeli stratejik hedeflerimizi ise “Beymen Promise – Dünyaya Sözümüz Var” çatısı altında birleştirdik. “Moda, kendimize yakışanı giymek kadar kendimize yakışanı yapmak. Döngüsel modada öncü olmaya sözümüz var!” diyerek sürdürülebilirlik taahhütlerimizi somut, şeffaf ve ölçülebilir aksiyonlara dönüştürdük. Dolayısıyla bu ifade bizim için karar alma süreçlerimize yön veren bir pusula niteliğinde.
İş süreçlerimizin her aşamasında çevresel etkimizi ölçülebilir şekilde azaltmayı hedefliyoruz. Gelecek kuşaklara daha güzel bir dünya bırakma hedefiyle hareket ediyor, sürdürülebilir moda anlayışımızın; çevreye duyarlı, sosyal alanlarda adil ve eşitlikçi, kültürel açıdan saygılı ve ekonomik olarak uygulanabilir iş modellerini kapsadığını vurguluyoruz.
Attığınız somut adımlar ve hedefleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Elif Çapçı: Geçtiğimiz yıl, sürdürülebilirlik alanında attığımız adımların ilk kez ölçülebilir ve somut sonuçlarla net biçimde ortaya konduğu bir yıl oldu. Mağazalarımızdan lojistiğe, tedarikçilerimizden ofislerimize kadar tüm süreçleri kapsayan Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarımızı ölçümledik. Beymen Campus, cadde mağazaları ve depomuz için Sıfır Atık belgesi alarak 922 ton atığı geri dönüştürdük. Ambalajlarımızda 45 tonun üzerinde geri dönüştürülmüş plastik kullandık. Beymen Group’un ilk sürdürülebilirlik raporu olan ve GRI standartlarına uygun olarak hazırlanan ilk raporumuzu şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaştık.
2030 yılına kadar sıfır atık operasyona ulaşmayı, enerji tüketimimizde yenilenebilir kaynak oranını %30’a çıkarmayı, private label koleksiyonlarımızda sürdürülebilir ürün oranını %60’a yükseltmeyi, tüm kağıt bazlı ambalajlarımızda %100 FSC sertifikalı kullanıma geçmeyi ve ambalajlarda geri dönüştürülmüş plastik oranını %70’e çıkarmayı hedefliyoruz. 2050 yılına kadar ise değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı taahhüt ediyoruz. Bu dönüşümü uzun vadeli bir sorumluluk ve değer temelli kültürel yapılanma olarak görüyoruz.
*Röportajın devamı Yeşil İş Platformu Dergisi Şubat sayısında…
