BM’nin Net Sıfır Yarışında Yeni Dönem: Sıra İcraatta

13 Ağustos 2026 | Editörün Seçimi

BM destekli Race to Zero, şirketlerin net sıfır taahhütlerini artırmaya odaklanan dönemini geride bırakıyor. Yeni aşamada hedeflerden çok uygulama, ölçülebilir emisyon azaltımı ve şirketlerin iklim sözlerini iş modellerine ne ölçüde yansıttığı öne çıkacak.

2020’de iklim hedefleri konusunda küresel bir hareket yaratmak amacıyla başlatılan Race to Zero, şimdi başka bir eşiğe geliyor. Birleşmiş Milletler destekli girişim, şirketleri, finans kuruluşlarını, kentleri ve diğer kurumları net sıfır hedefi etrafında buluşturduğu ilk dönemini geride bırakırken, yeni aşamada taahhütlerin sayısından çok sonuçlarına odaklanmaya hazırlanıyor.

Birleşmiş Milletler
Birleşmiş Milletler

Race to Zero’nun ortaya çıktığı dönemde temel sorunlardan biri şirketlerin net sıfır hedefi koymasını sağlamaktı. Girişim bu süreçte binlerce şirketi ve kurumu aynı iklim hedefi etrafında bir araya getirdi. Ancak aradan geçen yıllarda tablo değişti. Net sıfır hedefi açıklamak artık şirketler için istisnai bir adım olmaktan çıktı; asıl tartışma, bu hedeflerin ne kadarının gerçek emisyon azaltımına dönüştüğü noktasına geldi.

Yeni dönemde Race to Zero’nun yerini Net Zero Activation Group adlı yeni bir yapı alacak. Bu yapı, BM’nin Global Climate Action Agenda'sı ile daha bütünleşik çalışacak ve şirketlerin verdikleri iklim taahhütlerini uygulamaya geçirmesine odaklanacak. Böylece gönüllü hedeflerin ilan edilmesinden, bu hedeflerin nasıl hayata geçirileceğine doğru bir geçiş hedefleniyor.

Bu değişimin arkasında yalnızca Race to Zero’nun kendi dönüşümü yok. Kurumsal iklim hedefleri son yıllarda daha ayrıntılı standartların konusu haline geldi. Şirketlerin emisyon azaltım planları, kapsam 1, 2 ve 3 emisyonları, geçiş planları ve hedeflerin bilimsel temeli giderek daha fazla sorgulanıyor. SBTi gibi girişimler ile ISO'nun net sıfır standardı çalışmaları da şirketlerin iklim iddialarını daha karşılaştırılabilir hale getirmeye çalışıyor.

Race to Zero da bu süreçte eleştirilerden bağımsız kalmadı. Girişimin özellikle kömür yatırımlarına ilişkin kriterlerinde yaptığı değişiklikler, net sıfır hedeflerinin ne kadar bağlayıcı olduğu konusunda soru işaretleri yarattı. Bu tartışma aslında gönüllü iklim taahhütlerinin temel sorununu da ortaya koydu: Bir hedefin açıklanması ile o hedefe ulaşmayı zorunlu kılan bir mekanizmanın bulunması aynı şey değil.

Yeni dönemde bu nedenle şirketlerin yalnızca “2050’de net sıfır” demesi yeterli olmayacak. Hedefe giderken hangi ara adımların atıldığı, emisyonların gerçekten düşüp düşmediği, sermayenin nereye yönlendirildiği, enerji ve üretim yatırımlarının nasıl değiştiği ve tedarik zincirinin dönüşüme dahil edilip edilmediği daha fazla önem taşıyacak.

Bu değişim şirketler açısından da yeni bir dönem anlamına geliyor. Net sıfır artık yalnızca sürdürülebilirlik raporunda yer alan uzun vadeli bir hedef değil; yatırım kararlarından enerji satın alımına, üretimden tedarik zincirine kadar şirketin tamamını ilgilendiren bir dönüşüm başlığı.

Editörün Görüşü

Net sıfır yarışının ilk döneminde şirketler için en kolay cümle şuydu:

“2050’de net sıfır olacağız.”

Cümlenin ikinci kısmını kimse fazla sormuyordu.

Şimdi sormaya başladı.

Çünkü 2050 uzak bir tarih. Bugün ise burada. Şirketin bu yıl emisyonu ne kadar düştü? Yeni yatırımını neye göre yaptı? Fosil yakıt kullanımını gerçekten azaltıyor mu? Tedarikçileri ne durumda? İklim politikalarını destekliyor mu, yoksa başka bir yerde tam tersini mi savunuyor?

BM’nin Race to Zero için açtığı yeni sayfa bu nedenle yalnızca bir organizasyon değişikliği değil. Net sıfır dünyasında söz vermenin giderek ucuzladığı, gerçekleştirmenin ise asıl sınava dönüştüğü bir döneme işaret ediyor.

Bundan sonra şirketlerin iklim karnesinde hedefin kendisinden çok hedefe doğru atılmış adımlar okunacak.

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Karbon Kredileri

Karbon Kredilerinin Ardındaki Gerçek

Girişimci Kadınlar, Hatay

Türk Telekom, Nokia ve UN Women Hataylı Girişimci Kadınlar için Birleşti

Türkiye, TarımGES ile 15 GW Enerji Üretebilir

Teknoloji Devlerinin Emisyonları %150 Arttı!

Teknoloji Devlerinin Emisyonları %150 Arttı!

Wilo Ayyıldız Kumaş

Wilo’nun Enerji Verimliliği Yüksek Teknolojisi Ayyıldız Kumaş’ın Tercihi Oldu

Pegasus Hava Yolları

Pegasus Hava Yolları’ndan “Green Check-Yeşil Kontrol Belgesi”