Küresel sürdürülebilir yatırım piyasasında dikkat çekici bir yavaşlama yaşanıyor. Morningstar verilerine göre, Avrupa'da 2026'nın ikinci çeyreğinde yalnızca 13 yeni sürdürülebilir fon piyasaya sürüldü. Aynı dönemde 64 fon kapatıldı. Böylece her açılan fona karşılık yaklaşık beş fonun piyasadan çekildiği bir tablo ortaya çıktı. Benzer eğilim ABD ve Asya'da da görülüyor.

ESG'ye ilgi mi azaldı?
İlk bakışta tablo, yatırımcıların sürdürülebilirlikten uzaklaştığı izlenimini yaratıyor. Ancak veriler bunun tek başına doğru olmadığını gösteriyor.
Son yıllarda yüksek faiz ortamı, yenilenebilir enerji şirketlerinin zayıf borsa performansı ve özellikle ABD'de ESG karşıtı siyasi söylemlerin güç kazanması, sürdürülebilir fonlara yönelik iştahı azalttı. Buna Avrupa Birliği'nin "yeşil" olarak pazarlanabilecek fonlara yönelik kuralları sıkılaştırması da eklenince, birçok varlık yönetim şirketi ESG etiketli ürünlerini yeniden gözden geçirmeye başladı.
Yatırımcılar tamamen vazgeçmiyor, seçici davranıyor
Bununla birlikte rakamlar, sürdürülebilir yatırımlardan topyekûn bir kaçış yaşanmadığını da ortaya koyuyor.
İkinci çeyrekte sürdürülebilir fonlara net 3,7 milyar dolarlık giriş gerçekleşti. Ancak yatırımcıların tercihi değişti. Aktif yönetilen hisse fonlarından çıkış yaşanırken, düşük maliyetli pasif fonlar ve sürdürülebilir tahvil fonları daha fazla ilgi gördü. Özellikle Avrupa'da pasif sürdürülebilir fonlara 11 milyar dolar giriş olurken, aktif fonlardan yaklaşık 7,8 milyar dolar çıktı.
Değişen sadece fonlar değil, kullanılan dil de
Uzmanlara göre dikkat çeken değişim yalnızca yatırım tercihlerinde yaşanmıyor.
Son yıllarda birçok fon yöneticisi, yatırım stratejilerini "ESG" veya "sürdürülebilirlik" yerine enerji güvenliği, iklim riskleri, dayanıklılık ve risk yönetimi gibi kavramlarla anlatmayı tercih ediyor. Aynı yatırım hedefleri korunurken, kullanılan söylem giderek finansal risk ve uzun vadeli dayanıklılık eksenine kayıyor.
Editörün Görüşü
Birkaç yıl önce ESG etiketi taşımak yatırımcı çekmek için önemli bir avantajdı. Bugün ise aynı etiket, bazı pazarlarda siyasi tartışmaların ve daha sıkı düzenlemelerin odağı hâline gelmiş durumda.
Ancak bu tabloyu "yeşil yatırım bitti" şeklinde okumak yanıltıcı olabilir. Asıl değişen, yatırımcıların neden sürdürülebilir yatırımı tercih ettiği. İklimi kurtarmak söylemi yerini giderek daha fazla enerji güvenliği, tedarik zinciri dayanıklılığı ve finansal risk yönetimine bırakıyor.
Kaynak: Reuters






