Avrupa, tarihinin en yıkıcı orman yangını sezonlarından birini yaşıyor. Fransa, İspanya, Portekiz, Yunanistan ve Romanya başta olmak üzere birçok ülkede etkisini sürdüren yangınlar, yalnızca ormanları değil ekonomiyi de yakıyor.

Financial Times'ın Avrupa Komisyonu'nun metodolojisini temel alarak yaptığı analize göre, yılın ilk aylarında yaşanan yangınların doğrudan ekonomik maliyeti 3,1 milyar euroya ulaştı. Bu rakam, Avrupa Birliği'nin bir yılın tamamı için öngördüğü ortalama 2,5 milyar euroluk maliyetin şimdiden üzerine çıkmış durumda. Aynı dönemde yaklaşık 500 bin hektarlık alan kül oldu.
Ancak açıklanan maliyet yalnızca yanan alanların yeniden eski hâline getirilmesi için gereken restorasyon harcamalarını kapsıyor. Konut kayıpları, tarımsal üretimdeki düşüş, turizm gelirlerindeki azalma, sanayide yaşanan üretim kesintileri ve sağlık üzerindeki etkiler bu hesaplamaya dahil edilmiyor.
Üretim Durdu
Yangınlardan en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Fransa'nın Gironde bölgesinde savunma ve havacılık sanayisindeki üretim geçici olarak dururken, şarap üretimi ve istiridye yetiştiriciliği de risk altına girdi. İspanya'da ise tarım arazilerinde ciddi kayıplar yaşandığı bildiriliyor. Turizm sektörü de birçok bölgede rezervasyon iptalleri ve faaliyet kesintileriyle karşı karşıya.
Avrupa Birliği ise yangın riskinin batıdan doğuya kaydığı uyarısını yapıyor. Yunanistan, İtalya ve Orta Avrupa ülkelerinde yüksek sıcaklıklar, kuraklık ve kuvvetli rüzgârlar nedeniyle önümüzdeki haftalarda yeni büyük yangınların görülebileceği belirtiliyor. AB, bu yaz şimdiye kadarki en geniş ortak hava filosunu ve yüzlerce itfaiyeciyi farklı ülkelere konuşlandırdı.
Editörün Görüşü
Orman yangınlarının maliyetini hâlâ kaç hektar yandı ya da kaç milyar euro harcandı diye hesaplıyoruz.
Oysa yanan yalnızca ağaçlar değil.
Bir üzüm bağının duman nedeniyle ürün verememesi, bir turizm sezonunun iptal olması, kapanan fabrikalar, solunan kirli hava, kaybolan biyolojik çeşitlilik... Bunların çoğu ekonomik tabloların dipnotlarında bile yer almıyor.
Belki de en büyük hata, yangınları hâlâ afet olarak görmek.
Çünkü artık karşı karşıya olduğumuz şey tek tek çıkan yangınlar değil; iklim değişikliğinin beslediği yeni bir ekonomik düzen. Ve bu düzende yangın söndürmenin maliyeti her yıl artarken, yangını önlemenin değeri hâlâ yeterince hesaplanmıyor.






