2022 yılında Kanada'nın Montreal kentinde kabul edilen Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi (KMGBF), 2030'a kadar doğa kaybını durdurmayı ve tersine çevirmeyi hedefleyen 23 somut taahhüt içeriyordu. Aradan geçen yaklaşık dört yılın ardından hazırlanan ilk küresel ilerleme değerlendirmesi ise umut vermiyor.

Taslak rapora göre 23 hedeften yalnızca biri mevcut eğilimlerle ulaşılabilir durumda. Kalan hedeflerin tamamında ilerleme ya yetersiz ya da hedeflenen hızın oldukça gerisinde. Rapor, ülkelerin mevcut politikalarıyla 2030 hedeflerine ulaşmasının mümkün görünmediği uyarısını yapıyor.
Koruma Alanları Artıyor Ama Yetmiyor
Raporda bazı olumlu gelişmeler de yer alıyor. Daha fazla ülke ulusal biyolojik çeşitlilik stratejilerini güncelledi, korunan alanlar genişledi ve doğa konusunda siyasi farkındalık arttı.
Ancak bunlar hedeflere ulaşmak için yeterli değil.
Örneğin, dünyanın kara ve deniz alanlarının yüzde 30'unun 2030'a kadar koruma altına alınmasını öngören "30x30" hedefinde mevcut taahhütler küresel ölçekte yaklaşık yüzde 23 seviyesinde kalıyor. Doğaya zarar veren teşviklerin kaldırılması, istilacı türlerin kontrolü, kirliliğin azaltılması ve biyolojik çeşitlilik finansmanının artırılması gibi başlıklarda da ilerleme sınırlı.
Asıl Sorun Hedef Koymak Değil, Uygulamak
Raporun en çarpıcı mesajı ise başarısızlığın nedenine işaret ediyor.
Sorun artık bilgi eksikliği değil. Hedefler de belli. Eksik olan şey uygulama hızı, finansman ve siyasi kararlılık.
Bu değerlendirme, Ekim ayında Ermenistan'da düzenlenecek COP17 Biyolojik Çeşitlilik Zirvesi öncesinde hükümetlere güçlü bir uyarı niteliği taşıyor. Zirvenin ana gündeminin yeni hedefler açıklamak değil, mevcut hedeflerin nasıl uygulanacağını tartışmak olması bekleniyor.
Editörün Görüşü
Dünya, biyolojik çeşitliliği korumak için tarihin en kapsamlı hedef paketlerinden birini hazırladı. Sorun hedeflerin yetersiz olması değildi; uygulanmamasıydı.
Bugün ortaya çıkan tablo basit: 2030 yaklaşmıyor, biz uzaklaşıyoruz. 23 hedeften yalnızca biri yolunda. Geri kalanlar ise geleceğe bırakılmış vaatler olarak duruyor.
Doğa, verilen sözleri değil; kesilen ormanları, kuruyan nehirleri ve sessizleşen türleri kaydediyor.






