Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, ilk kez şirket genelini kapsayan 2040 net sıfır hedefi açıkladı. Ancak şirket, mevcut net sıfır standartlarının iklim teknolojileri geliştiren şirketleri yeterince doğru değerlendirmediğini savunarak tartışmayı başka bir noktaya taşıdı.

Tesla sonunda tarih verdi.
Şirket, yayımladığı son Etki Raporu'nda 2040 yılına kadar tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedeflediğini açıkladı. Bu, Tesla'nın ilk kez takvime bağlı bir net sıfır taahhüdü vermesi anlamına geliyor.
Ancak açıklamanın dikkat çeken kısmı hedefin kendisi değil, hedefe eşlik eden eleştiri oldu.
Tesla'ya göre bugün kullanılan net sıfır çerçeveleri, şirketlerin faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonları ölçüyor; ancak geliştirdikleri teknolojilerin sağladığı iklim faydasını yeterince hesaba katmıyor. Elektrikli araçlar ve enerji depolama sistemleri geliştiren şirketlerin bu nedenle eksik değerlendirildiğini savunuyor.
Öte yandan şirket, 2040 hedefini açıklamasına rağmen bu hedefe giden kısa vadeli yol haritasını ya da ara emisyon hedeflerini henüz paylaşmadı. İklim uzmanları da net sıfır taahhütlerinin, uygulanabilir geçiş planları ve ara hedeflerle desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Editörün Görüşü
Bu haber Tesla'dan çok ESG'nin nereye evrildiğini gösteriyor.
Eskiden tartışma "Net sıfır hedefin var mı?" sorusuydu. Şimdi soru değişiyor: Nasıl bir net sıfır?
Bir yanda mutlak emisyon azaltımını esas alan standartlar var. Diğer yanda ise "Ben zaten düşük karbonlu teknolojiler üretiyorum" diyen şirketler.
Önümüzdeki birkaç yılın en büyük ESG tartışmalarından biri muhtemelen tam da bu olacak: Bir şirketi yalnızca saldığı karbonla mı değerlendireceğiz, yoksa sattığı ürünün yarattığı iklim etkisini de denkleme katacak mıyız?






