PepsiCo, Avrupa operasyonları ve tedarik zinciri için 10 yıllık yenilenebilir enerji anlaşmasına imza attı; model, tedarikçileri de dönüşümün içine çekmesiyle dikkat çekiyor.

PepsiCo, Avrupa’daki operasyonları ve tedarik zincirine bağlı emisyonları azaltmak amacıyla uzun vadeli bir yenilenebilir enerji anlaşmasına imza attı; şirket, Givaudan, Smurfit WestRock ve enerji şirketi Statkraft ile birlikte İspanya’daki bir rüzgâr enerjisi projesine dayanan sanal enerji satın alma anlaşması gerçekleştirdiğini açıkladı. On yıl sürecek anlaşma kapsamında üretilecek yenilenebilir enerjiyle hem PepsiCo’nun operasyonlarından kaynaklanan emisyonların hem de tedarik zinciri kaynaklı karbon etkisinin azaltılması hedefleniyor.
Uzun Vadeli Temiz Enerji
Anlaşmanın dikkat çeken tarafı ise yalnızca enerji tedarikine odaklanmaması; PepsiCo bu modelde tedarikçilerini de doğrudan sürecin içine dahil ediyor ve uzun vadeli temiz enerji anlaşmalarına erişimi daha küçük ölçekli iş ortakları için de mümkün hale getirmeyi amaçlıyor. Şirket, farklı tedarikçilerin enerji ihtiyacını ortak bir yapı altında toplayarak özellikle Scope 3 olarak tanımlanan dolaylı emisyonların azaltılmasına odaklanıyor; bu alan, büyük şirketlerin iklim hedeflerinde giderek daha kritik hale geliyor çünkü toplam karbon etkisinin büyük bölümü doğrudan şirket operasyonlarından değil, tedarik zincirinden kaynaklanıyor.
PepsiCo’nun pep+ REnew programı kapsamında geliştirilen modelin yılda yaklaşık 32 bin ton karbon emisyonunu önlemesi beklenirken, şirket enerji dönüşümünü yalnızca kendi tesisleriyle sınırlı tutmayan daha geniş ölçekli bir yaklaşım kurmaya çalışıyor. Böylece yenilenebilir enerji yatırımları yalnızca operasyonel maliyet veya kurumsal imaj konusu olmaktan çıkıp tedarik ilişkilerinin yeniden şekillendiği stratejik bir dönüşüm alanına dönüşmesi hedefleniyor.
