Avrupa Çevre Ajansı, hava kalitesinde ilerleme kaydedildiğini ancak özellikle yer seviyesindeki ozon nedeniyle 2030 hedefleri için ek adımlar gerektiğini vurguluyor.

Avrupa genelinde hava kalitesi son yıllarda iyileşme eğilimi gösterse de Avrupa Çevre Ajansı’nın son değerlendirmesi, bu ilerlemenin 2030 hedeflerine ulaşmak için yeterli olmadığını ortaya koyuyor; ince partikül madde ve azot dioksit gibi kirleticilerde önemli düşüşler gözlenirken, bazı ölçüm noktalarında kirlilik seviyeleri hâlâ mevcut sınırların üzerinde kalmaya devam ediyor ve özellikle PM10, benzo(a)piren ile yer seviyesindeki ozon öne çıkan sorun başlıkları arasında yer alıyor. Raporda, birçok izleme istasyonunda Avrupa Birliği hava kalitesi standartlarının karşılandığı belirtilse de tüm kirleticiler için bu durumun geçerli olmadığı ve bazı bölgelerde aşım riskinin sürdüğü ifade ediliyor. Değerlendirmenin en kritik bulgularından biri ise yer seviyesindeki ozonun kontrol altına alınmasında yaşanan zorluk; diğer kirleticilerde emisyonların azalmasına rağmen ozon seviyelerinde benzer bir iyileşme görülmemesi, mevcut politikaların bu kirletici üzerinde sınırlı etki yarattığını gösteriyor. Atmosferde farklı kirleticilerin kimyasal tepkimeleri sonucu oluşan ozon, doğrudan emisyon azaltımıyla kontrol edilmesi zor bir yapı sergiliyor ve bu durum, politika geliştirme süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor.
Ajans, Avrupa Birliği’nin 2030 için belirlediği daha sıkı hava kalitesi standartlarına ulaşılabilmesi için mevcut önlemlerin yeterli olmayacağını ve özellikle ozon ile diğer dirençli kirleticilere odaklanan ek politikaların devreye alınması gerektiğini vurguluyor; mevcut ilerleme önemli bir adım olarak değerlendirilse de daha kapsamlı ve hedef odaklı bir yaklaşım olmadan uzun vadeli iyileşmenin sınırlı kalacağı ifade ediliyor.
