Esas Gayrimenkul Sürdürülebilirlik ve Yönetim Sistemleri Direktör Yardımcısı Ayşegül Korkmaz Çakıral: “Esas Gayrimenkul’de enerji konusunu, verimlilik uygulamaları ile yenilenebilir enerji yatırımlarını birlikte ele aldığımız bütüncül bir alan olarak değerlendiriyoruz.”

Röportaj: Nüshet Çamuşoğlu
Öncelikle sizi ve ekibinizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Ben Ayşegül Korkmaz, Esas Gayrimenkul Sürdürülebilirlik ve Yönetim Sistemleri Direktör Yardımcısı olarak çalışıyorum. 11 yıldır, Türkiye’nin en büyük yatırım ve finansal varlık yönetimi gruplarından Esas Holding’in bir iştiraki olan Esas Gayrimenkul’de görev yapıyorum. İnşaat mühendisiyim.
Şirkete katıldığım dönemde portföyümüzdeki AVM, ofis ve konut projelerinin bir kısmı yapım aşamasındaydı, bir kısmı ise geliştirme sürecindeydi. Projelerin ilk gününden teslimine kadar olan süreçlerde aktif rol üstlendim. Ticari gayrimenkul varlık yönetiminin ana odağımız haline gelmesiyle; yönetim sistemleri, risk ve kriz yönetimi süreçlerinin de sorumluluğunu aldım.
Bugün Esas Gayrimenkul’de sürdürülebilirlik yönetimi alanında iki kişilik bir ekibiz. Farklı disiplinlerden ekip arkadaşlarımızla kurduğumuz Sürdürülebilirlik Komitesi yapısıyla projeler geliştiriyor, sahadaki veriyi ve operasyonel gerçekliği dikkate alarak ilerliyoruz.
Esas Gayrimenkul olarak çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında hangi somut adımları atıyorsunuz?
Esas Gayrimenkul’de sürdürülebilirlik yaklaşımımız, etkiyi doğru yerde tanımlamakla başlıyor. Alışveriş merkezleri gibi yüksek ziyaretçi trafiğine ve operasyonel yoğunluğa sahip varlıklarda çevresel tarafta en belirleyici başlığın enerji olduğunu erken dönemde net şekilde gördük.
Su yönetimi, atık ve döngüsellik uygulamaları ile emisyonların ölçülmesi ve izlenmesi ise bu yaklaşımın tamamlayıcı parçaları.
AVM’lerimiz; çalışma arkadaşlarımızın, kiracı iş ortaklarımızın ve her gün milyonlarca ziyaretçimizin bir araya geldiği yaşam alanları. Çalışan esenliğini destekleyen uygulamalardan, faaliyet gösterdiğimiz şehirlerde yerel paydaşlarla kurduğumuz ilişkilere kadar geniş bir yelpazede adımlar atıyoruz.
Zamanla ana odağımızı iki başlıkta netleştirdik: toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesi ve genç istihdamının güçlendirilmesi. 2025 yılında SosyalDeğer@Work girişimi ve Yanındayız Derneği iş birliğiyle projeler hayata geçirildi.
Temiz ve yenilenebilir enerji kullanımı için yaptığınız çalışmalar nelerdir?
Uzun ömürlü ve operasyonel yoğunluğu yüksek alışveriş merkezlerinde çevresel etkiyi yönetmek, büyük ölçüde enerjiyi nasıl yönettiğinizle ilgili. Esas Gayrimenkul’de enerji konusunu, verimlilik uygulamaları ile yenilenebilir enerji yatırımlarını birlikte ele aldığımız bütüncül bir alan olarak değerlendiriyoruz.
Portföyümüz gelişirken güneş enerjisiyle temasımız başladı. İlk GES uygulamamızı 41 Burda projemizle hayata geçirdik. Zaman içinde yaklaşımımız netleşti ve güneş enerjisini portföy ölçeğinde uygulanabilir bir model olarak ele almaya başladık.
Uygun çatı alanlarında çatı GES’leri, çatı imkânı olmayan lokasyonlarda ise arazi tipi çözümler devreye alındı. Yatırımlarımızı ESCO modeliyle hayata geçirerek bu dönüşümün finansal sürdürülebilirliğini de sürecin doğal bir parçası haline getirdik.
Bugün dört AVM çatısında ve iki arazi tipi olmak üzere toplam 6 güneş enerjisi santrali ile 13,05 MWp kurulu güce ulaştık. 2025 yılı itibarıyla 17.088 MWh elektrik üretimi sağladık. Bu üretim, yaklaşık 350 bin ağacın yıllık karbon tutumuna eş değer bir çevresel fayda yaratıyor.
Enerji etütleri, LED dönüşümleri, otomasyon ve izleme sistemleriyle desteklenen verimlilik uygulamaları da bu etkinin kalıcı hale gelmesini sağlıyor. Enerjiyi ölçen, izleyen ve sürekli iyileştiren bu yaklaşım, çevresel etkiyi azaltırken portföyün operasyonel dayanıklılığını da güçlendiriyor.
*Röportajın tamamına Yeşil İş Platformu Dergisi Nisan sayısından ulaşabilirsiniz.
