Yenilenebilir enerjiyi uzun vadeli bir sorumluluk olarak ele alan Akfen Yenilenebilir Enerji, Türkiye’nin enerji dönüşümünde öncü rol üstlenmeye devam ediyor.

Akfen Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Mustafa Kemal Güngör, Yeşil İş Platformu Dergisi’ne verdiği röportajda şirketin %100 yenilenebilir portföy yaklaşımından “Geleceğe Değer” vizyonuna, sürdürülebilirlik yönetiminden çevresel ve sosyal etki yönetimine kadar uzanan bütüncül bakış açısını anlattı.
Öncelikle sizi ve ekibinizi tanıyabilir miyiz?
Elektrik-elektronik mühendisliği altyapısına sahip bir mühendis olarak kariyerime enerji iletim ve altyapı projelerinde başladım. 2000’lerin ortalarından itibaren odağımı tamamen yenilenebilir enerjiye yönelttim ve Türkiye’de sektörün ilklerine imza atan rüzgar ve güneş projelerinde teknik ve ticari sorumluluklar üstlenme fırsatım oldu. 2007 yılında Akfen Yenilenebilir Enerjinin kuruluş sürecinde ekibe katıldım ve o günden bu yana şirketin hidroelektrik, rüzgar ve güneş yatırımlarıyla büyüme yolculuğunda aktif rol aldım.
Bugün Akfen Yenilenebilir Enerji’de, yatırım geliştirmeden finansman süreçlerine, operasyonel yönetimden enerji ticareti ve karbon piyasası faaliyetlerine kadar tüm temel alanları kapsayan uçtan uca bir sorumluluk alanım bulunuyor. Mühendislik, yatırım, finans, operasyon, enerji ticareti ve sürdürülebilirlik alanlarında uzman ekiplerimizle, yalnızca proje geliştiren değil, projeyi tüm yaşam döngüsü boyunca yöneten bir yapı ile çalışıyoruz. Türkiye’nin 7 bölgesinde, 28 farklı lokasyonda bulunan bu bütüncül ekip yapısı sayesinde, bugün yaklaşık 900 MW’a yaklaşan tamamen yenilenebilir kaynaklara dayalı portföyümüzü hem teknik hem ticari açıdan etkin, verimli ve sürdürülebilir şekilde yönetebiliyoruz.
“Geleceğe Değer” yaklaşımıyla açıkladığınız 11 taahhüt, Akfen’in sürdürülebilirlik vizyonunu nasıl yansıtıyor?
“Geleceğe Değer” yaklaşımıyla Akfen Holding’in ortaya koyduğu 11 taahhüt, grubumuzun sürdürülebilirliği bir ilke değil, kurumsal sorumluluk ve stratejik yön pusulası olarak ele aldığını gösteriyor. Akfen Yenilenebilir Enerji olarak biz de, Holding’in bu vizyonunu kendi faaliyet alanımızda somut yatırımlar ve ölçülebilir uygulamalarla hayata geçiren yapılardan biriyiz. Özellikle çevre ve iklim eylemi başlıkları, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin varlık sebebiyle bire bir örtüşüyor. Portföyümüze yeni kömür kapasitesi eklememe ve üretim portföyünü %100 yenilenebilir kaynaklardan oluşturma taahhüdü, bizim uzun yıllardır sürdürdüğümüz yatırım stratejisinin temelini oluşturuyor. Rüzgar, güneş ve hidroelektrik kaynaklara dayalı dengeli portföyümüzle, hem karbon salımını azaltıyor hem de Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlıyoruz.
“Geleceğe Değer” yaklaşımı yalnızca enerji üretimiyle sınırlı değil. Sorumlu üretim ve tüketim, şeffaf raporlama, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık gibi başlıklar da Akfen Yenilenebilir Enerji’nin kurumsal kültürünün ayrılmaz bir parçası. Sürdürülebilirlik raporlaması, çalışan farkındalığı, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları ile yerel kalkınmaya katkı sağlayan projelerimiz bu anlayışın sahadaki karşılığı. İklim eylemi kapsamında ise, enerji verimliliğinden atık yönetimine, su kullanım farkındalığından doğaya katkı sağlayan projelere kadar uzanan geniş bir perspektifle hareket ediyoruz.
*Röportajın tamamı Yeşil İş Platformu Dergisi Şubat sayısında…
