Paris Anlaşması 10 yaşında ama Türkiye hala aynı sınıfta; CCPI 2026 raporuna göre yenilenebilir enerjideki atağımıza rağmen “iklim performansı” dersinden bir türlü geçer not alamıyoruz.

Dünyanın iklim karnesi olarak kabul edilen İklim Değişikliği Performans Endeksi (CCPI) 2026 sonuçları açıklandı ve tablo bizim için pek de sürpriz içermiyor: 52. sıradayız. Yani “düşük performans” bandının en sadık müdavimlerinden biri olmaya devam ediyoruz. Paris Anlaşması’nın 10. yıl dönümünde yayınlanan bu rapor, Türkiye’nin aslında devasa bir potansiyel üzerinde oturduğunu ama bu potansiyeli somut iklim politikalarına dönüştürme konusunda “yerinde sayma” sanatını icra ettiğini gösteriyor.
Raporun satır aralarına bakıldığında ironi oldukça net. Bir yanda rüzgar ve güneş enerjisinde dev adımlar atan, Avrupa’nın parlayan yıldızı olmaya aday bir Türkiye; diğer yanda ise hala kömürden vazgeçemeyen ve emisyon hedeflerini 1,5°C sınırına bir türlü yaklaştıramayan bir politika setimiz var. Uzmanlar uyarıyor: Yenilenebilir enerji bir ülkenin “iyi niyet göstergesi” olabilir ama kömür odaklı ısrar, bu iyi niyeti CCPI listesinde maalesef puana dönüştürmüyor.
Görünen o ki, iklim liginde üst sıralara tırmanmak için sadece “rüzgarı arkamıza almak” yetmiyor; aynı zamanda fosil yakıtların dumanını da arkamızda bırakmamız gerekiyor.
