Venedik’in barok freskleri altında yükselen bu sentetik pist, eğlenceyi ekolojik bir sorumluluğa dönüştürüyor; su ve enerji tüketmeden buz deneyimi sunan enstalasyon, sürdürülebilir sanatın yeni sınırlarını çiziyor.

Venedik’in tarihi Palazzo Diedo binası, bugünlerde alışılmadık bir misafiri ağırlıyor: 100 metrekarelik bir buz pisti. Ancak bu pist, bildiğimiz yüksek enerji tüketen, sürekli soğutma gerektiren geleneksel pistlerden değil. Sanatçı Olaf Nicolai’ın Eisfeld II: Enjoy / Survive projesi, buz hissi veren ama su ve elektrik istemeyen sürdürülebilir bir teknoloji kullanıyor. Barok fresklerin altında paten kaymak, bir yandan tarihin kalıcılığını hissettirirken diğer yandan modern dünyanın geçici ve “sentetik” çözümlerini sorgulatıyor. Sanatçının pistin iki ucuna yerleştirdiği “ENJOY” ve “SURVIVE” tabelaları ise aslında yeşil dönüşümün özeti gibi: Keyif alırken hayatta kalabilecek miyiz?

Sanatın Yeşil Karnesi
Bu proje sanat dünyasına önemli bir soru yöneltiyor: Bir eseri sergilemek için ne kadar kaynak harcamalıyız? Venedik gibi iklim krizinden en çok etkilenen, sular altındaki bir şehirde, geleneksel bir buz pisti kurmak ekolojik bir felaket olurdu. Nicolai ise teknolojiyi kullanarak, tarihi mekana zarar vermeden ve karbon ayak izini minimumda tutarak bize bir “kış masalı” sunuyor. Bu sadece bir paten pisti değil; mimari mirasın, teknolojik sürdürülebilirlikle nasıl “zarifçe” yaşatılabileceğinin kanıtı. Artık sergilerde sadece “ne anlatıldığına” değil, o anlatının “nasıl bir maliyetle” kurulduğuna bakıyoruz.
