Çarşamba, Ocak 28, 2026

Avrupa Merkez Bankası’ndan Net Karar

Avrupa Merkez Bankası, bankaların iklim değişikliğine ne kadar hazır olduğunu daha sıkı denetlemeye hazırlanıyor. Fiziksel iklim riskleri ve dönüşüm planları artık “iyi niyet beyanı” değil, doğrudan gözetim konusu.

ECB

Avrupa Merkez Bankası (ECB), finans dünyasına iklim konusunda daha yüksek sesle konuşmaya başladı. Yeni yaklaşımın özeti net: Bankalar, iklim risklerini sadece raporlamakla yetinemeyecek; bu riskleri gerçekten nasıl yönettikleri artık daha yakından izlenecek. Özellikle aşırı hava olayları, sel, kuraklık gibi fiziksel iklim risklerinin bankaların bilançolarına ve kredi portföylerine etkisi, ECB’nin radarına girmiş durumda. Bugüne kadar iklim başlığı çoğu banka için daha çok uzun vadeli bir “gelecek senaryosu” olarak ele alınıyordu. ECB ise bu bakışı değiştirmekte kararlı. Merkez Bankası, iklim değişikliğinin finansal istikrar üzerinde doğrudan ve somut bir risk yarattığını açıkça kabul ediyor. Bu nedenle bankaların yeşil dönüşüm planlarının ne kadar gerçekçi olduğu, hangi varsayımlara dayandığı ve uygulamada ne kadar karşılık bulduğu artık daha detaylı incelenecek.

Yeni dönemde sadece karbon hedefleri ya da sürdürülebilirlik taahhütleri değil; bu hedeflerin banka stratejilerine nasıl entegre edildiği de önem kazanıyor. Yani “2050’de net sıfır” demek tek başına yeterli olmayacak. ECB, bankaların kredi verdikleri sektörleri, iklimle bağlantılı riskleri nasıl fiyatladıklarını ve bu riskleri yönetmek için hangi adımları attıklarını görmek istiyor. Öne çıkan bir diğer başlık ise fiziksel riskler. Aşırı hava olaylarının artmasıyla birlikte, tarımdan gayrimenkule, altyapıdan sigortacılığa kadar pek çok alan doğrudan etkileniyor. ECB’ye göre bu etkiler, bankalar için soyut bir çevre sorunu değil; kredi geri dönüşlerinden varlık değerlerine kadar uzanan zincirleme bir finansal risk anlamına geliyor.

Elbette bu yaklaşım herkes tarafından alkışlanmıyor. Bazı bankalar ve sektör temsilcileri, iklim risklerinin ölçülmesinin hâlâ zor ve belirsizliklerle dolu olduğunu, daha sıkı denetimin özellikle küçük ölçekli kurumlar üzerinde ek yük yaratabileceğini savunuyor. Ancak ECB’nin duruşu net: Belirsizlik, görmezden gelmek için bir gerekçe değil. Bu adım, finans dünyasında sessiz ama önemli bir kırılmaya işaret ediyor. İklim konusu artık “kurumsal iletişim” departmanlarının değil, risk yönetimi masalarının gündeminde. Kâğıt üzerinde güzel duran planların değil, sahada karşılığı olan stratejilerin zamanı başlıyor.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Daha fazlası...