Mimari Bellek Alarm Veriyor!

23 Haziran 2025 | Kent ve Sürdürülebilirlik | 0 yorum

Türkiye'nin üç büyük şehri olan Ankara, İstanbul ve İzmir’in mimari yapısını değerlendiren Mimar Filiz Cingi Yurdakul, kentlerin ortak sorunlarına dikkat çekti. 

Türkiye'nin üç büyük şehri olan Ankara, İstanbul ve İzmir’in mimari yapısını değerlendiren Mimar Filiz Cingi Yurdakul, kentlerin ortak sorunlarına dikkat çekti. 

Mimar Filiz Cingi Yurdakul, İstanbul’da yoğun yapılaşma baskısının ve mega projelerin, kentin tarihi dokusuna zarar verdiğini ifade etti. "İstanbul, kültürel katmanlarıyla dünyada eşine az rastlanır bir mirasa sahipken; günümüzde bu miras, tehdit altında. Tarihi yarımadanın silueti kayboluyor, Boğaz çevresinde mimari uyum gözetilmiyor. Ulaşım projeleri, yeşil alanlar, sosyal ve doğal yaşam göz önünde bulundurularak ilerletilmelidir” sözleriyle İstanbul’daki duruma dikkat çekti.

istanbul - unsplash
istanbul - unsplash

Vizyon Eksikliği

"Ankara’nın en temel mimari sorunu, bütüncül bir vizyon eksikliği ve mekânsal sürekliliği sağlayan bir planlama kültürünün zayıflığıdır" diyen Mimar Filiz Cingi Yurdakul, başkentteki kentsel dönüşüm süreçlerinin mimari niteliği olan yapıları göz ardı ettiğini belirtti. "Yerlerine gelen yeni yapıların özgün olmaması, kentin belleğini silikleştiriyor. Başkent olarak taşıdığı sembolik ağırlık, ne yazık ki günümüz kentsel politikalarına ve mimari üretim pratiklerine yeterince yansımıyor" ifadelerini kullandı. Ankara’da kamusal yaşamı destekleyecek nitelikli yeşil alanların sayısının hâlâ yetersiz olduğunu vurgulayan Yurdakul, "Gençlik Parkı, Seğmenler ve Botanik Parkı gibi alanlar dışında büyük ölçekli, erişilebilir kamusal yeşil alanlar hâlâ yeterli değil. Modern müzeler, yeni yapılan botanik bahçesi ya da hayvanat bahçesi gibi kültür ve doğa alanlarına erişim sınırlı. Bu da şehrin 7’den 70’e kapsayıcı bir kamusal yaşam üretemediğini gösteriyor" dedi.

İzmir’de artan nüfus özgün mimariyi etkiliyor

İzmir’in ise planlama açısından daha potansiyelinin daha yüksek olduğunu ancak burada da parçalı planlama anlayışının mimari niteliği sekteye uğrattığını belirtti. "İzmir’de denizle kurulan ilişki ve deniz kenarı mevcut mimari yapı dili, yüksek potansiyel barındırıyor; ancak kıyı şeridi ve merkezdeki yapılaşma, bu potansiyeli mimari olarak yeterince yansıtmıyor. Ayrıca kentin artan nüfus baskısı, kentsel dönüşümler ve hızlı konut üretimi, özgün mimari üretimi geri plana atıyor" dedi. Mimar Filiz Cingi Yurdakul, üç büyük şehir için de ortak çözümün, mimarlığın yalnızca bir inşa faaliyeti değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk alanı olarak görülmesiyle mümkün olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Standart yapılaşma koşulları artık büyük ölçüde mimarların yaratıcı yaklaşımlarını değil, müteahhitlerin kâr ve yoğunluk önceliklerini yansıtıyor. Cephe kurguları birbirinin tekrarı olan, mimari karakter taşımayan yapılar kent kimliğini aşındırıyor. Mimarlığın toplumsal işlevi görünmez hale geliyor. Bu anlayışı değiştirmeden sürdürülebilir, insan odaklı ve hafızası olan kentler inşa etmek mümkün değil."

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Danfoss Türkiye İklimlendirme Çözümleri Akademisi

Danfoss Türkiye İklimlendirme Çözümleri Akademisi, HVAC Sektörünü Eğitimleriyle Katkıda Bulunuyor

Microsoft, Veri merkezleri için düşük karbonlu betonu test ediyor

Microsoft, Veri Merkezleri İçin Düşük Karbonlu Betonu Test Ediyor

sürdürülebilirlik

Gezegeni İyileştirmeyi Önemseyen Markalar Kazanıyor

Enerjisa Enerji CEO’su ve Eşarj Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar

Eşarj 1 Milyon Şarjlanmaya Ulaştı

Aurora Yapay Zeka Hava Tahmini

Aurora ile Saniyeler İçinde Hava Tahmini

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı - 2026

19 Mayıs’ın Gençliği Yeşil Ekonomiyi Kuracak mı, Yoksa Seyredecek mi?