Sürdürülebilirlik raporlamasının küresel ölçekte ortak bir dile dönüşmesi için yola çıkan ISSB, kendi kurumsal geleceğini de daha sağlam bir zemine oturtmaya hazırlanıyor. IFRS Foundation, kurulun önümüzdeki beş yılına ilişkin işletme ve finansman planını onaylarken, ISSB’nin başlangıçta aldığı tohum finansmandan daha uzun vadeli bir finansman modeline geçiş sürecini de netleştirdi.

Beş yılın finansmanı hazır
ISSB’nin 2031’e kadar çalışmalarını ve önceliklerini sürdürebilmesi için gerekli finansmanın güvence altına alındığı açıklandı. 2027-2031 döneminde kullanılacak kaynaklar; hayırsever kuruluşlar, farklı yargı alanları ve diğer katkı sağlayıcılardan gelen finansmanı kapsıyor. Amaç, standartların benimsenmesi yaygınlaştıkça ISSB’yi başlangıçtaki finansman yapısından daha kalıcı bir modele taşımak.
Bu geçişin arkasında yalnızca finansal bir planlama yok. 2021’de kurulan ISSB, yatırımcılara şirketlerin sürdürülebilirlik riskleri ve fırsatları hakkında karşılaştırılabilir bilgi sunmak üzere oluşturuldu. Kurulun ilk genel sürdürülebilirlik ve iklim raporlama standartları IFRS S1 ve IFRS S2 ise Haziran 2023’te yayımlandı.
Standartlar 45’ten fazla yargı alanında
ISSB’nin etkisi de kuruluşundan bu yana genişliyor. IFRS Foundation’ın verilerine göre standartlar bugün 45’ten fazla yargı alanında kullanılıyor. 2027 yılına kadar 18 yargı alanında şirketlerin ISSB standartlarına göre raporlama yapması bekleniyor.
Kurumsal yapı da bu büyümeye paralel olarak genişletilecek. IFRS Foundation, ISSB’nin çok merkezli çalışma modelini güçlendirmek amacıyla 2027’de İsviçre’nin Cenevre kentinde yeni bir ofis açmayı planlıyor.
ISSB’nin rolü neden tartışılıyor?
Ancak ISSB’nin büyüyen rolü, özellikle ABD’de tartışmasız ilerlemiyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), 2025 yılında IFRS Foundation’ın ISSB’yi kurması ve desteklemesi nedeniyle yabancı şirketlerin IFRS muhasebe standartlarını kullanarak finansal tablo sunmasına izin veren kurallarını yeniden değerlendirebileceği uyarısında bulundu. SEC’in itirazı, IFRS Foundation’ın sürdürülebilirlik raporlama standartları alanına genişlemesinin IASB’nin temel muhasebe sorumluluğundan uzaklaşabileceği iddiasına dayanıyordu.
IFRS Foundation ise IASB ile ISSB’nin birbirinden bağımsız olarak faaliyet gösterdiğini ve finanse edildiğini belirterek bu ayrımın altını çizmişti.
ISSB Başkanı Emmanuel Faber ise yeni planın açıklanmasının ardından, jeopolitik belirsizlikler, iklim olayları ve diğer sürdürülebilirlik kaynaklı risklerin şirketlerin dayanıklılığını yatırımcılara anlatabilecek küresel bir dile duyulan ihtiyacı artırdığını söyledi. ISSB’nin önündeki beş yıl, bu nedenle yalnızca yeni standartların geliştirilmesi açısından değil, bu standartların küresel raporlama sisteminde ne kadar kalıcı bir yer edineceği açısından da kritik olacak.






