ABD ve Katar, Avrupa Birliği'ni 2027'de yürürlüğe girecek metan emisyonu düzenlemesini değiştirmeye çağırdı. İki ülke, mevcut kuralların Avrupa'nın doğal gaz arzını riske atabileceğini savunurken, Brüksel ise iklim hedeflerinden geri adım atmayacağı mesajını veriyor.
Avrupa Birliği'nin ithal petrol ve doğal gaz için hazırladığı yeni metan emisyonu kuralları, iklim politikalarının sınırlarını aşarak küresel enerji diplomasisinin yeni tartışma başlıklarından biri haline geldi. Dünyanın en büyük LNG ihracatçıları arasında yer alan ABD ve Katar, Nijerya ile Cezayir'in de desteğini alarak Brüksel'e ortak bir çağrıda bulundu: Kurallar değişmezse Avrupa'nın enerji arzı tehlikeye girebilir.
İhracatçılar: Kurallar Uygulanabilir Değil
2027'den itibaren yürürlüğe girmesi planlanan düzenleme, Avrupa'ya gönderilecek petrol ve doğal gazın üretim sürecindeki metan emisyonlarının izlenmesini ve doğrulanmasını zorunlu kılıyor. İhracatçı ülkeler ise tedarik zincirlerinin bugünkü yapısıyla bu şartların karşılanmasının mümkün olmadığını savunuyor. Özellikle 2027 teslimatlı gaz alımlarının şimdiden başladığını belirten ülkeler, belirsizliğin yeni sözleşmeleri riske attığını ifade ediyor.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, düzenlemenin Avrupa'nın LNG ithalatını zorlaştıracağını ve bunun elektrik kesintileri ile ısınma sorunlarına kadar uzanabilecek sonuçlar doğurabileceğini öne sürerken, 11 AB üyesi ülke de kuralların üç yıl ertelenmesini talep ediyor.

Brüksel Geri Adım Atmak İstemiyor
Ancak Avrupa Komisyonu farklı düşünüyor. AB Enerji Komiseri Dan Jørgensen, uygulamada bazı teknik kolaylıklar sağlanabileceğini kabul etse de düzenlemenin özünün değiştirilmeyeceğini açık şekilde dile getiriyor. Çünkü metan, karbondioksitten sonra küresel ısınmayı en fazla tetikleyen sera gazı olarak kabul ediliyor ve petrol ile doğal gaz altyapısındaki sızıntılar, bu emisyonların önemli bölümünü oluşturuyor.
Asıl Tartışma Metan Değil
Bu dosya aslında çok daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Avrupa enerji güvenliğini sağlarken iklim hedeflerinden ne kadar taviz verebilir?
Rus gazından uzaklaşan Avrupa son yıllarda hızla ABD LNG'sine yöneldi. Şimdi ise tam da bu yeni tedarik modelini daha temiz hale getirmeye çalışırken, tedarikçiler bunun ticareti zorlaştıracağını savunuyor. Çevre örgütleri ise farklı görüşte. Bağımsız analizler, AB'nin ihtiyaç duyduğu gaz miktarının çok üzerinde, kurallara uyum sağlayabilecek arz bulunduğunu ve enerji güvenliği ile metan azaltımının birbirine rakip olmak zorunda olmadığını ortaya koyuyor.
Önümüzdeki haftalarda Brüksel'in vereceği karar yalnızca bir çevre düzenlemesini değil, Avrupa'nın enerji politikası ile iklim politikası arasında nasıl bir denge kuracağını da gösterecek.






